Giriş yap! Hesap oluştur!
Ara
Şifreni mi unuttun?
Osman  Ekrem
Osman Ekrem
@eccentric
Osman Ekrem (@eccentric) | Sözümoki Profili, Blogu ve Sözleri
Paylaşımları
Soru Sor
Eleştir
Hakkında
Karikatür (Günün Karikatürü)
Teknolojiyi seviyor musun? Teknoloji hakkında ne düşünüyorsun?
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    17 Temmuz 2018, Salı 16:37

    Yirmibeşinci laf

    Halihazırda dünyadaki bütün felaketlerin, açlığın, sefaletin, hastalıkların, adaletsizliğin, zulmün, savaşların, kötü hayat şartlarının, çirkinliğin, bunalımın, yolsuzluğun, uyuşturucunun, fuhşun, kumarın nedeni lanet olası kapitalizmdir.

    Kapitalist düzen insanın etinden sütünden, sağlığından, hastalığından, ölüsünden dizisinden maksimum fayda s... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    17 Temmuz 2018, Salı 16:11

    Yirmidördüncü laf

    İnsan kuruntularını bırakmadıkça, yersiz kaygılarını bir kenara koyamadıkça; yani bakış açısını, kafa yapısını düzeltmedikçe dıştan her ne kadar müdahale olursa olsun ferahlayamaz; yani ne kadar yer değiştirirse değiştirsin, ne kadar tatil yaparsa yapsın, ne kadar dinlenirse, ne kadar keyif çatarsa çatsın, insan aynı insandır. Olduğu yerdedir düzel... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    17 Temmuz 2018, Salı 11:18

    Yirmiüçüncü laf

    İnsanın özgürlüğü ve şahsiyeti yaşanılan mekan ile, ortam ile ve gündelik ilişkiler ile doğrudan ilintilidir.

    Mesela bir kentte insan ne kadar özgür ne kadar kendi olabilir ve şahsiyet sahibi olarak ne kadar kalabilir? Bir düşünelim çok katlı apartmanlar insan özgürlüğüne ve şahsiyetine ne kadar yaraşır mekanlardır? Her şeyden önce insanın özünd... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    14 Temmuz 2018, Cumartesi 14:00

    Yirmiikinci laf

    İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış olduğunu fark ederek varır.

    Yaratılmış olduğunu fark ederek yeryüzündeki uyanışını sağlayan insan, yeryüzüne kula kul olmak için gelmediğinin farkına da varmıştır.

    İnsan yaratılmış olduğunu fark ederek özgür olmanın bilgisine varmış ve özgür olmanın özünü de kavramıştır. Çünkü insan yaratılmış oldu... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    13 Temmuz 2018, Cuma 16:43

    Yirmibirinci laf

    İnsansız toplum belâsına dûçâr olduk. Güven arıyoruz, samimiyet arıyoruz, dostluk arıyoruz, dertleşmek istiyoruz; ama nafile. Hepimizin gözünde korku, gönlünde kuşku.

    Ne zaman ellerine güç ve fırsat geçse, kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyi başkasına yapmaktan haz duymak kötü insanların ortak huyudur.

    Ömrü boyunca rahatlık arayanlar h... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    13 Temmuz 2018, Cuma 16:14

    Yirminci laf

    Birkaç istisna haricinde çoğumuz gündelik hayat dinine mensubuz.

    Gündelik ilişkilerin bizi sürüklediği şekilde yaşıyoruz. Günü kurtarmak ve paçayı sıyırmak adına belli yönelimlerin ve peşin kabullerin altında kalıyoruz.

    Ne ticarette, para kazanırken ne de kendimizle, bir başkasıyla ya da dünya ile ilişkilerimizde titiz değiliz, ahlâklı olmayı... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    13 Temmuz 2018, Cuma 15:58

    Ondokuzuncu laf

    Sanat, kitle kültürünün karşısında yer alır; ya da karşıtıdır. Sanat, alelade olanı altederek yeni bir dünya kurmayı amaç eder. Popüler kültür ürünleri, endüstriyel uğraşlar sanat değildir.

    Sanat ve estetik her zaman bir kaçış imkânı sunar; tabiî çirkinlikten rahatsız olacak kadar ince iseniz, parayı sevmiyorsanız.

    Zorbalığa, zorba düzene ba... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    13 Temmuz 2018, Cuma 14:52

    Onsekizinci laf

    Dünya sisteminin felaketleri karşısında apışıp kalan insanlık, yine aynı sistem tarafından, "pozitif düşünme", zoka'sı ile uyutuluyor.

    Bizi modern hayat belasına duçar edenler elimize kurtuluş reçeteleri tutuşturuyorlar. Sistemin içinde olan herkes zokayı yutmuş vaziyette; ancak reel hayatla arasına mesafe koyan birey direnebilir, bir ... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    13 Temmuz 2018, Cuma 09:34

    Onyedinci laf

    Söylenecek çok şey varken söyleyememek, karşısında duyacak kulağa sahip bir muhatap bulamayan bireyin trajedisidir. Gündelik hayat ilişkilerinde insanlar genellikle yüksek sanatın, felsefenin, yüce fikirlerin konuşulmasına müsaade etmeyen bir kalitesizlik, hırtlık ve yobazlık halinde geyik muhabbeti seviyesinde işlerini yürütüyorlar. Markaların ve ... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    12 Temmuz 2018, Perşembe 00:49

    Onaltıncı laf

    toprağa basmak istiyorum
    çıplak ayaklarımla

    gökyüzüne bakmak istiyorum saatlerce

    çocuk seslerini duymak istiyorum

    güneşte yanmak

    suyu kana kana içmek istiyorum

    yürümek istiyorum yürümek
    sebepsizce
    sonra bir çay ocağında durup
    çay içmek

    yani yaşamak istiyorum
    yaşamak
    ölmeden yaşamak!

    sebepsiz tedirginliklerin
    boş k... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    12 Temmuz 2018, Perşembe 00:29

    Onbeşinci laf

    istanbulu dinliyorum
    gözlerim fal taşı gibi açık,
    zira; bu şehirde uyanık olmam lazım
    gözlerimi kapatırsam başıma ne gelir bilemem

    istanbulu dinliyorum
    çocuk sesleri geliyor uzaktan
    habersizce büyüyorlar bir köşede
    kendisine kayıtsız robotların arasında
    betonların ortasında

    sonra beli bükülmüş bir ihtiyarın
    duası çarpıyor kulakl... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    12 Temmuz 2018, Perşembe 00:16

    Ondördüncü laf

    Biçim verilebilen bir kalabalık olarak halk, otoriter rejimlerin en sevdiği kitledir. Bir entelektüelden halk olması beklenemez ancak; halkın dostu olması beklenebilir ki asıl entelektüel de halkın dostu olabilen entelektüeldir. Bu bakımdan entelektüel, gerçek entelektüel, halkın zevklerine halkın düşüncesine yabancı ve fakat halkın selametine dost... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    11 Temmuz 2018, Çarşamba 23:52

    Onüçüncü laf

    Bazen yaşamakta olduğumuz hayatın baskısını üzerimizde fazlasıyla hissettiğimiz olur ve arkamıza bile bakmadan kaçıp gitmek isteriz başka bir hayata. Fakat insan kaçış için bir donanıma sahip değilse alabora olması kaçınılmazdır.

    Hayat bir tasarı ve düşünce değildir. Hayat bir hayâl ürünü olamaz. İnsan ne olduğunu sahaya çıkmadan anlayamaz. Deni... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    10 Temmuz 2018, Salı 17:33

    Onikinci laf

    Çalışmak çalışmak çalışmak. Sürekli çalışmaya programlanmak. Nedenini ve niçinini düşünmeden ibadet eder gibi çalışmak. Çalışmaya kutsallık atfederek sermayeden medet beklemek ve kapitale tapınarak insanlıktan çıkıp makinalaşmak, aşkları ve inançları bir kenara atıp robotlaşmak, kapitalist sistemin kölesi ve köpeği olmayı memnuniyetle kabul eder ha... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    10 Temmuz 2018, Salı 17:28

    Onbirinci laf

    Kitap okumak reel hayatla arasına mesafe koyabilen ve toplum içerisinde erimeye karşı durabilen insanın bunalımının götürdüğü nokta, verili dünyadan ve dayatılan şartlardan rahatsız olmuş bireyin bir öte dünya arayışı, reel hayatla arasına mesafe koyabilen ve toplum içerisinde erimeye karşı durabilen insanın bunalımının götürdüğü noktadır.

    Amma ... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    10 Temmuz 2018, Salı 17:19

    Onuncu laf

    Doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır der, -Arthur Schopenhauer- o da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır.

    Bence de mutsuzluğumuzun nedeni, mutlu olmak için dünyada olduğumuzu sanmak, kendimizi mutlu olmaya programlamaktır.

    Mutluluk bir bakıma şuursuzluk ve bilinçsizlik hâli. Şuurlu insanlar mutlu mesut yaşayamazlar. İnsan olma ... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    10 Temmuz 2018, Salı 17:10

    Dokuzuncu laf

    Havada uçuşan ve insana temas etmeyen cümleler kurmak hiçbir maharet değil. Kurulan cümle ekmek gibi su gibi somut olmalı, gerçek olmalı, insana dokunmalı çarpmalı. Yaşadığımız dünyanın gündelik hayatın göbeğinden olmalı, taptaze ve güncel olmalı. Yazdığımız yazı sabah bindiğimiz otobüs kadar, bir pazar alışverişi kadar, istanbul trafiği kadar sahi... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    10 Temmuz 2018, Salı 16:43

    Sekizinci laf

    Sıkılmak insandaki cennet özleminin bir tezahürüdür. İnsanoğlu geçici bir süreliğine cennetten dünyaya indirilmiştir. İnsanoğlu dünyaya cennete geri dönmek üzere gönderilmiştir. Her insan süresini tamamlamayı bekler. Dünya ebedi kalınan ve ebedi kılınan bir yer değildir. Bu bakımdan dünyayı insanın gurbeti, cenneti ise insanın esas vatanı olarak gö... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    09 Temmuz 2018, Pazartesi 18:15

    Yedinci laf

    Modern kent ortamı küresel kapitalizmin hizmet merkezi halindedir.

    Modern kent ortamı insanın daha iyi ve daha rahat bir hayat sürmesine olanak sağlamak şöyle dursun adeta insanın varlığına savaş açmış durumdadır.

    Modern kent ortamında insan kendisine hizmet edilen bir odak halinden çıkıp hizmet ettirilen köle haline gelmiştir.

    Kentlerde i... Devamını Gör
  • Osman  Ekrem
    Osman Ekrem @eccentric
    09 Temmuz 2018, Pazartesi 08:57

    Altıncı laf

    Adil olan, el-adl olan yaratıcının düzenini bozmak ne zamandan beri adâlet oldu.

    Hâlimize şükretmek giderek sisteme, zorbalığa, adaletsizliğe, sömürüye rıza göster anlayışına evrilirse tastamam enayilik yaratır.

    Doğrusu yaradana her halde şükredilir lâkin; baskı, zulüm, sömürü, adaletsizlik, zorbalık var ise müsebbiplere yani; yaratıcının düz... Devamını Gör
load
Sözümoki © 2018 - V.8