Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
10 dakika - Sözümoki
30 Mayıs 2012, Çarşamba 20:48 · 125 Okunma

10 dakika

Son 10 dakikamız demişti.10 dakika sonra,her şey değişti. Şu an tek yazabildiğim şey bu. Söylenmesi gereken,söylenip te gittiği yere ulaşmayan,postada kaybolan bir mektup misali ordan oraya savrulan o kadar çok şey var ki.Şarkıda denildiği gibi "belki denize ulaşır içimizdeki nehirler bir gün" dedim, söyleyeceklerimi içimde tuttum,sustum,belki de bu yüzden kaybettim. Ve şimdi burdayım. Yıllarca saklı tutulan onlarca kelimeleri yazıya dökmek ,haykırmak için. Peki ben ne yapıyorum? Hiçbirşey. Aynı içime akan gözyaşlarım gibi klavyenin üstünde kara bir sis bulutu gibi asılıyor sözcükler. Aslında buraya O'na istediklerimi söylemek için kaydolmuştum. Günlerce kafamda tasarlayıp durdum eğer bir gün konusu geçerse ne söylerim diye. Olmuyormuş işte.Yapamıyormuşum. Sanırım paslandım. Evet,benim bir kalaycım vardı. Dildade Birkan,o benim pas tutmuş taraflarımı kalaylar,işler,parlatırdı. Gerçekten değişebileceğime inandrmıştı beni. Belki sadece kendi için yapıyordu bunları,belki de hiçbir amacı yoktu bana yardım ederken,hatta bana yardım ettiğinin farkında bile olmayabilirdi. Ama bir şekilde yapıyordu işte. Dediğim gibi,buraya bir başkasına konuşmak için kaydoldum ama şuan hakkında konuşabileceğim tek kişi Dildad. Onu çok özledim. Yaptığım hatalar bana bir bir geri dönüyor.Onu umursamadığım,telefonlarını açmadığım,mesajlarına cevap vermediğim her gün kendimden bir parça alıp götürüyormuşum ben farkında olmadan.Hayır,pişmanlıklarımı yazmayacağım buraya. Tekrar yazmaya başlamışken olmaz. Yeni dünyalar yaratmak zorundayım,yeni hayatlar aşklar,yeni ihanetler....Yeni Dildadeler saklanmanmalı satır aralarında. Bu yazdıklarımı büyük ihtimalle kimse görmeyecek. Büyük ihtimalle denize ulaşmayacak nehirlerim ama sorun değil. Zaten kendi kendime konuşmaya çoktan alıştım. Yeni hayali arkadaşlar yarattım kendime,onlarla konuşuyorum. Bana deli diyebilirsiniz,ama ben deli olduğumu hiç düşünmüyorum. Mesela Patch var,hoş bir çocuk. Bana sadece duymak istediklerimi değil,itiraf edemediğim gerçekleri de söylüyor. Sonra La ve Porte. Onlar benim benliğimin birer parçaları.Kaplan ve Karga.La ve Porte. Hep yanımdalar. Diğerleri gibi değiller,bazen onlarla çok eğleniyorum ama son zamanlarda hiç konuşmuyoruz. Troje'de bazı işleri halletmekle meşguller.Kendi yarattığım dünyamda onlar benim yerime insanlarla ilgileniyorlar. Patch de ordan geliyor ya zaten...Troje'nin Amerikasından.Genelde geceleri konuşabiliyoruz onunla ama şuan yanımda. Bunları yazarken La ve Porte de geldi. Sessizce oturup okuyorlar yazdıklarımı. Eminim Dildade olsaydı o da takdir ederdi. "Büyük gün geldiğinde..." bunu düşünüyorum. Büyük güne hiçbirşeye inanmadığım kadar inanıyorum aslında. Bir gün,Dildade ve ben,tekrar bir araya geleceğiz. Kader bizi buluşturacak,biliyorum. O kadar çok inanıyorum ki somut bir gerçeklik gibi,sanki elimi uzatsam o güne dokunabilirmişim gibi. Belki de bu yüzden aramıyorum Dildade'yi.Bu yüzden uğraşmıyorum. Hata yapıyor olabilirim,yapmıyor da olabilirim. Tek bildiğim o günün geleceği. Biraz değişik bir tanıtım oldu sanırım. Yeni bir hikayeye başlamayı düşünüyorum.Burda tutacağım,bir günlük gibi.

Yazarın diğer paylaşımları;
Yazarın başka paylaşımı bulunmamakta!
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Sence bir insanın zekasını değil de, ruhunun derinliğini en iyi hangi davranışı ele verir?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.