Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
106 Güneşin süslenmeye ihtiyacı yoktur, gül daha pembe gör - Sözümoki
18 Temmuz 2020, Cumartesi 22:03 · 48 Okunma

106

"Güneşin süslenmeye ihtiyacı yoktur, gül daha pembe görüneyim diye boyanmaz" İbn-i Hâzm

Hikayemizin  yarım kalacağını açıkçası Allahtan başka kim bilebilirdi ki... Ama Zuhre deki değişim kimsenin gözünden kacmadigi gibi benim de gözümden kaçmamistı.Son günlerde bir haller olmuştu ona... Dedesi dahil kimse ile konuşmuyor ama bir kişi ile konuşacak olursa o kesinlikle ben olmalıyım diye içimden geçirdim içimden... Yüreğimin kandil cicegine ne olmuştu da mahzun yüreğini herkeslere kapativermisti...Gül yüzünde onulmaz bir dertlerin çilesini çeken zahitlerin bir sureti gelivermisti sanki...Taskopruyede benimle konuşmaya gelmediğini belki de hiç gelemeyecegini düşündükçe uykularım kaçar oldu...O gece ve ertesi gecelerde de... Sabah namazının ardından Allah (C.C) çokça dua ve niyazda bulundum. Zuhre icin de dua ettim... Öyle cok agalamisim ki gozyaslarim farkında olmadan avuclarimi doldurdu...
Enstituye gitmeme az bir zaman kalmıştı ama ben hala onunla konusamamistim... Dağların gümüş rengi ilk ışıklarla yikanirken ben de erkenden Zuhre ile konuşmaya gidecektim... Bir de duyduğuma göre Zuhre artık enstituye de giymeyecekmis. Buna da çokça üzüldüm... Son dönemde duyduğum en talihsiz olay bu...Arifiye en nihayetinde tüm Türkiye, bir öğretmenini kaybediyordu... Ama asıl kafamı kurcalayan Zuhre'nin bu birbuçuk hafta içindeki muazzam degisimiydi. Nedenini kısa bir zaman sonra anlayacaktik.Dedesi hasta olduğu için torununun bir an evvel muruvvetini görmek istiyordu. Hem öyle soylenildigi gibi de değil Zuhre'nin dedesinin durumu. Altı ay ya yaşar ya yaşamazmiş... Koyluler bir süredir bunu konuşuyorlardı... Barhal köyünden zengin mi zengin  Ferruf Sencer ağanın  okumuş ve yaşı da otuza yaklaşmış oglu için  bir hafta sonra  Sefer Mehmet dede nin evine  görücü olarak geleceği haber verildi... Aslında enstitü düşmanı bir ağanın, su talihe  bakın ki enstitü görmüş modern görünümlü bir kızı gelin olarak almak istemesi başlıbaşına bir olaydı... Şimdi gecenin ortasında nasıl bir halindeyim Zuhre bilmiyor... Tüm bu duyduklarım ogrendiklerimle yüreğim taze bilenmis bir bıçakla pare pare oluverdi...Göğüm kapkaranlik oluverdi... Kandil çiçeklerinin rengi soluverdi.. Bir tek Coruh ve Taskopru hiçbirşey olmamış gibi yoluna devam etti...
Zuhre'nin benim için söylediği tüm sözler kocaman bir yalandan mi ibaret? Bir an önce ensituye gitmek istiyorum yoksa burada biraz daha durursam kötü şeyler yaparım diye korkuyorum...
Birkaç gün sonra Ferruh Sencer Ağanın oglu Akil ve adamları ile kalabalık bir grupla köye giriş yaptı... Benim boylarımda olduğu anlaşılan bu ağanın oglu nun gönlü olsun diye  ilçeden çok sayıda güreşçi de getirilmiş ve henüz kiz bile istenmeden ortam davul turna ile inlemeye başlamıştı...
Bir fırsatını bulup Zuhre ile son bir kez  konuşmak için uygun zamanı kolladim. Coruh'un kıyısında bir igde ağacının üstüne tüneyen bir uveyik kuşunun sahipliğinde konuşmaya başladım... "Zuhre evlenip gitmeye kararlisin demek ki. Seni keske bu sekilde gormeseydim. Seni herseyden cok seven bir garip Tahir dururken sen demekki bir ağa oğluna yar olacaksın."Son sözlerim üzerine gözyaşlarına boğuldu. "Buna mecburum. Seni herseyden cok seviyorum Tahir "dedi. "Neden mecbursun Zuhre?"dedim... Dedemin Erzurum da hastane agir bir ameliyat oldu... Belki de ölebilirdi..Ama Allah nasip etti ve şimdi biraz daha iyi... bu ağa dedemle konusmus... Bir ara beni yanına çağırdı. Ağa o vakit beni gördü. "Geçmiş olsun kızım "dedi. Gülümsedi. Öğleye doğru dedemle konuşmak için odaya gittim de dedemin bana birşey soylemek istedigini anladım. "Yorma kendini dedem "dedim. Ne istiyorsan açık soyle.O an dedem,bu ağanın bir oğlu olduğunu ve seni ona almak istediğini söyledi ben de olur dedim. Bu kez gozyaslarim geceye armağan gibi akiverdi yanaklarımdan süzülerek... Bu gozyaslarimin izi hicbir zaman kurumadi...
Gece ve su ay şahit olsun seni bir ömür sevecek bu dünyada birtek ben varım... Bunu çok iyi bil. Biliyorum ama dedeme bir söz verdim... "Tahirle bir daha konusmayacaksin "dedi bana... Son kez Zuhre'ye sıkı sıkıya sarildim ve gül yanaklarindan öptüm ve o an uveyik havalanıp gecenin karanlığında kayboldu...
Acılı bir halde okuduğum kitapların dizi
1)Hafız Dîvânı Hafız-ı Şirazî
2)Yakarıcılar Euripides
3)Cardenio William  Shakespeare ve John Fletcher
4)George Dandin Molière
5) Genç Werther'in Acıları Johann Wolfgang Von Goethe
6)Böyle Söyledi Zerdüşt Friedrich Nietzsche
7) Kısasa Kısas William Shakespeare 8) Sistem Olarak Tarih Jose Ortega Y Gasset
9) Hayat Bir Rüyadır Calderon De La Barca
10) Dionysos Dithyrambosları Friedrich Nietzsche
11 )Anna Karenina Lev Tolstoy 12)Güzel Dost Guy de Maupassant 
13 )Resos Euripides
14Kral Oidipus Sophokles 15)Budala Fyador Mihayloviç Dostoyevski
16) Kral VIII Henry William Shakespeare 
17) Körler Üzerine Mektup Sağır ve Dilsizler Üzerine Mektup Denis Diderot
18) Akıl Çağı Thomas Paine
19 )Venedik Taciri William Shakespeare
20) Silas Marner George Eliot
21 Mutlak Peşinde Honore de Balzac
22) Bir Yaz Gecesi Rüyası William Shakespeare
23) Marianne'nin Kalbi Alfred de Musset

Bu dünyadan bir Zuhre geçti yüreğimi parçalayarak.... Uykusuz gecelerde okuduğum şiirleri hıçkırıklar ina arka bahçenin çiçekleri eşlik ediyor... Ay doğmadı bu gece, yıldızlara bakmaya korkar olduğum bir gece bekliyor bundan sonra.. Hani derler ya eli böğrün de kaldı derler ışte benim durumun aynen öyle... Zuhre bir masal gibi girmişti hayatıma. Şimdi biten bir filmin son sahnesi gibi günleri yasagini sanıyordu ömrüm...Yarin Zuhresiz ilk gunes nasil dogacak...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Ölmeden önce yapmak istediklerim listen var mı? Varsa 3 tane maddeyi bizimle paylaş?