Eskiden hayatın biraz sakinleşmesini beklerdim.
Çocuklar biraz büyüsün.
İşler biraz düzelsin.
Sorunlar bitsin.
İçim rahatlasın.
Sonra kendime zaman ayırırım.
Sonra yazarım.
Sonra hayallerime dönerim.
Sonra...
Ama hayatın “sonra”sı hiç bitmiyor.
Bir sorun çözülüyor, başka biri çıkıyor.
Bir sorumluluk bitiyor, başka biri başlıyor.
Bir dönem kapanıyor, başka bir dönem geliyor.
Eğer kendim için yaşamaya başlamak için hayatın tamamen sakinleşmesini beklersem, hiçbir zaman başlayamayacağımı anladım.
Bu yüzden beklemiyorum.
Hayatım kusursuz olsun diye beklemiyorum.
Kendimi iyi hissetmek için bütün sorunlarımın bitmesini beklemiyorum.
Çünkü artık biliyorum:
Hayat sorunların olmadığı yer değil; sorunların arasında kendine de yer açabildiğin yer.
Ben kendime yer açıyorum.
Bazen küçük.
Bazen büyük.
Ama açıyorum.
Bir kitap yazıyorum.
Bir hayalin peşinden gidiyorum.
Bir cümleyi korkmadan söylüyorum.
Bir şeyi istemiyorsam reddediyorum.
Bir şeyi istiyorsam utanmadan kabul ediyorum.
Bunların hepsi kendime dönüşün parçaları.
Ve artık kendimi bekletmiyorum.