Şimdi dönüp baktığımda yolun ne kadar uzun olduğunu görüyorum.
Ama en çok şunu görüyorum:
Ben hiçbir zaman tamamen kaybolmamışım.
Kendimi bıraktığım yerlerde bir parçam hep kalmış.
Çocukluğumda.
Gençliğimde.
Sevdiğim insanların yanında.
Anne olduğum günlerde.
Sustuğum cümlelerde.
Ağladığım gecelerde.
Babamı kaybettiğim o büyük boşluğun içinde.
Ve yıllarca “sonra” dediğim bütün zamanlarda.
Ben hep oradaymışım.
Sadece kendime dönmem gerekiyormuş.
Bazen insan birini kaybedince hayatının en büyük gerçeğini görüyor:
Hiçbir şey sonsuza kadar aynı kalmıyor.
İnsanlar değişiyor.
Çocuklar büyüyor.
İlişkiler dönüşüyor.
Hayaller başka şekillere bürünüyor.
Anne babalar yaşlanıyor.
Bazıları gidiyor.
Ve sen bütün bunların içinde değişmeden kalacağını sandığın tek kişinin kendin olduğunu düşünüyorsun.
Oysa sen de değişiyorsun.
Her yaşadığın şey senden bir parça alıyor.
Ama bazı şeyler de bırakıyor.
Bir kayıp senden birini alıyor ama sana hayatın kıymetini bırakabiliyor.
Bir kırgınlık senden güveni alıyor ama sana sınır koymayı öğretebiliyor.
Bir hata senden zaman alıyor ama sana kendini tanıtıyor.
Bir ayrılık senden birini alıyor ama sana kendinle kalmayı öğretebiliyor.
Bir başarısızlık seni küçültmüyor.
Bazen seni yeniden kuruyor.
Ben bütün bunların içinden geçtim.
Ve artık hayatımın hiçbir dönemini silmek istemiyorum.
Çünkü bugün olduğum kadın, yaşadığım bütün kadınların toplamı.
On yedi yaşındaki kız var içimde.
Genç kadın var.
Eş var.
Anne var.
Evlat var.
Yas tutan kadın var.
Kırılan kadın var.
Ayağa kalkan kadın var.
Ve şimdi...
Kendisini seçen kadın var.
Ben artık kendimi seçmekten korkmuyorum.
Bunun bencillik olmadığını biliyorum.
Kendini seçmek herkesi terk etmek değil.
Kendini seçmek, herkesin arasında kendine de bir yer vermek.
Kendini seçmek, sevdiğin insanlardan vazgeçmek değil.
Onları severken kendini kaybetmemek.
Kendini seçmek, geçmişini silmek değil.
Geçmişinin seni yönetmesine izin vermemek.
Kendini seçmek, hiç üzülmemek değil.
Üzüldüğünde kendine sarılabilmek.
Kendini seçmek, bir daha hiç düşmemek değil.
Düştüğünde elinden tutacak kişinin kendin olacağını bilmek.
Ben artık biliyorum.
Hayat bana yeniden ne getirirse getirsin, kendimi bir daha en sona bırakmayacağım.
Çünkü ben yıllarca herkese yetişmeye çalışırken kendime geç kaldım.
Ama artık geç kalmış olmaktan korkmuyorum.
Çünkü kendime döndüm.
Ve insan bazen yıllarca aradığı şeyi tek bir cümlede buluyor:
Benim de hayatım var.
Bu cümle basit.
Ama benim için bir başlangıç.
Benim de hayallerim var.
Benim de korkularım var.
Benim de sınırlarım var.
Benim de özlemlerim var.
Benim de söylemek istediğim sözler var.
Benim de yaşamak istediğim günler var.
Ve artık bunları hayatın bana bırakacağı boşluklara sığdırmayacağım.
Kendime hayatımın içinde yer açacağım.
Babamın yokluğunu taşıyacağım.
Ama onun yokluğunda kendimi yok etmeyeceğim.
Çocuklarımı seveceğim.
Ama onlara kendimi de sevmeyi öğreteceğim.
Eşimi seveceğim.
Ama sevgiyi kendimden vazgeçmenin adı yapmayacağım.
Geçmişimi seveceğim.
Ama orada yaşamayacağım.
Gelecekten korkabilirim.
Ama onun yüzünden bugünü kaçırmayacağım.
Ve kendime bir söz daha vereceğim:
Ne olursa olsun...
Kendimi bırakmayacağım.
Çünkü artık biliyorum.
İnsan bazen hayatında birçok şey kaybedebilir.
Ama kendisini kaybettiğinde, bütün kayıpların altında kalacak yeri de kaybeder.
Ben kendimi yeniden buldum.
Tam olduğum yerde.
Eksiklerimle.
Yaralarımla.
Sevgilerimle.
Korkularımla.
Anılarımla.
Özlemlerimle.
Ve bütün bunlara rağmen hâlâ hayata bakabilen gözlerimle.
Belki bundan sonra her şey güzel olmayacak.
Bunu biliyorum.
Yine üzüleceğim.
Yine yorulacağım.
Yine bazı insanlara kırılacağım.
Yine bazı geceler geçmişe döneceğim.
Belki babamı özlediğim günler hiç bitmeyecek.
Ama artık biliyorum:
Acının içinde de yaşayabilirim.
Özlemin yanında da gülebilirim.
Kaybettiklerimi severken sahip olduklarımın kıymetini bilebilirim.
Ve en önemlisi...
Kendimi yeniden terk etmeden hayatıma devam edebilirim.
Ben artık başka biri olmak istemiyorum.
Daha güzel.
Daha güçlü.
Daha kusursuz.
Daha az hassas.
Daha az duygusal.
Daha az ben...
Hayır.
Ben kendim olmak istiyorum.
Çünkü yıllardır aradığım kadın zaten bendim.
Sadece onu çok uzun süre başkalarının arasında aradım.
Şimdi biliyorum.
O kadın hiçbir yere gitmemiş.
Ben onu kendimden uzaklaştırmışım.
Ve bugün elinden tutup onu yeniden yanıma aldım.
Artık beraber yürüyoruz.
Bu kez kimseye yetişmek için değil.
Kimseyi memnun etmek için değil.
Bir şeyleri kanıtlamak için değil.
Kendimize varmak için.
İşte benim hikâyem burada bitmiyor.
Burada başlıyor.
Çünkü ben kendimi bıraktığım yerden aldım.
Ve bu kez...
kendimi hiçbir yere bırakmayacağım.