Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
20 Kasım 2019, Çarşamba 20:10 · 27 Okunma
22 Köyde sakin hayat Hacı Baykal  adli dayinin köye yerleş - Sözümoki

22

Köyde sakin hayat Hacı Baykal  adli dayinin köye yerleşmesi ile farklı bir boyut almıştı... Aslen Kabartayliydi.
Kafkaslardan  bazı  müslüman Türklerin  kitleler halinde Rus zulmünden kurtulmak için sinirimiza geldiği günler tarihin kaydettiği en acı anlarından biri olmuştu... Kuruluş   Savaşı da dahil olmak olmak üzere 20 yıla yakın savaşmış  Hacı  Baykal dayı zaman zaman anlatıgi anıları  ile  tüm dikkatleri ile üzerine çekerdi. Gaziler günü dolayısı ile madalyalarla donanmış  askeri üniformasını giyer ve köyün  çocukları onu hayran hayran bir şekile izler ve büyük ilgi ve saygı gosterirlerdi. O ise köyü  baştan  başa dolaşır eski gunlerdeymis gibi ihtiyatlı olurdu.  Cepheden cepheye koşmuş vatanın kurtuluşu için her türlü zorluğa katlanmisti... Ömrünün geri kalanını çok sevdiği arilarina  ayirmisti.

Yine o günlerde bir gün Hacı Baykal Gözüpek  dayı arilarini   kontrol amaçlı ormana doğru yürümeye  başladı. Karakovan bali için son bir aşama kalmıştı. Yuksek olan ağaca tırmanmak... Eski toprak hiç durur mu bir çırpıda tırmandı ağaca. Kontrol etti kovanlari... Bir sorun yok gibi görünüyordu...
Ağacın üzerine bir süre ormanın sesini dinledi, uzak dağlardaki hikayeleri dusledi.Aricilik ile uğraşmak  onu hiç ama hiç degistirmemisti.
Yine orman yolundan döndüğü günlerden bir gün bir ağaç dibinde yarısı açıkta kalmış eski bir ahşap kutu görmüş. Kilitliydi kapagi ama bu onun için sorun değildi... Kapagi  açması çok uzun sürmedi... içinde yer yer  islandigi  anlaşan dizi dizi mektuplar ve fotoğraflar olduğu anlaşılıyordu. Kutunun en dibinde bir de kanlı saat vardı. Bu kutu bu mektuplar ve fotoğraflar ve kanlı saat neyin nesiydi.... Hacı Baykal bir düşünce aldi ki sormayın gitsin...Eve gelince tek arkadaşı atmaca Kafkas onu özlemiş gibi bakıyor ve Hacı Baykal bunu onun acligina yoruyordu. Atmacasi Kafkas karnı doyunca pencereye uzun uzun baktı ve keyifli keyifli öttu..
Hacı Baykal ise gaz lambasının düğmesini biraz daha çevirdi ve gözlüğünü takıp kutuyu açtı.
Mektupları bir Türk askerinin komutanına  yazdığı anlaşılıyordu.Haci Baykal birbiri ardına mektupları okudu... Belki de bunlar düşman hatina sizan bir Türk casusun elde ettigi bilgiler anlatılıyordu.  Düşmanın ne yönden geleceği, mühimmat ve asker sayısı ve hatta ordunun morali bile dikkatli şekilde anlaşılmıştı...
Diğer mektup demetinde ise Türk askeri ailesine yazdığı mektuplar bulunuyordu... Sehriyar olduğu anlaşılan eşinin ve  Mahmut ve Şamil adli  çocuklarının fotoğrafları ve  hemen altında   1877 Ahiska yazıyordu... Kanlı cep saati  hala büyük muammaydi...  Hacı Baykal saati evirdi çevirdi tam masaya birakacakti ki arkasından küçük bir not buldu... Şayet şehit dusersem bu bilgileri bir kutuya koyup  toprağa  gömülmesi isteniyor  ve  yüce Türk milletinin elbet muzaffer olacağı dile ettirilip Allah a hamd ve şükür ediliyordu.Anlaşılan bu kişi şehit düşüyor ve onunla yola cikan  diğer kişi bunu öğrenince son  görevini yapıyor ve elindekileri kutuya koyup gömüyor...
Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Allah onlardan razı olsun.
Hacı Baykal yatsı namazından sonra ağır ağır ama düşünceli bir şekilde evinin yolunu tuttu...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Uzaydaki kara delikler hakkındaki görüşün?