Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
26 Kasım 2019, Salı 23:58 · 20 Okunma
26 Karanlik gecelerin sürüp  gittiği bir sonbahar akşamı,  - Sözümoki

26

Karanlik gecelerin sürüp  gittiği bir sonbahar akşamı,  dedemin evinin hemen yanında tek katli bir evden ağlama sesleri duyuldu.. Dedem uzandigi divandan doğruldu ve kapıyı açıp hemen onların yanına koştu... Talihsiz kadının kocası Suphi gurbete gideli iki yil olmustu. Önceleri gecim icin evine para  yolluyordu ama son altı aydır mektup yazmaz ve para gönderemez olmuştu..  Zehra adli genç bir kadın ve henüz bir yaşında oğlu Ali zor şartlarda yasamaktaydi... Konu komşu sağolsun onun yardımına koşuyor ve sıkıntılarını bir nebze olsun hafifletiyordu. Işte o günlerde Zehra ablanin biricik oğlu Ali hastalandı, Zehra ablanin oğlunu  doktora götürebilmek için  yol parası yok hadi gitti diyelim muayene ve  ilaç alacak parası yok. caresiz kadın ne yapacağını bilmeden hasta oğlunun başında gözyaşı döküyor, hemen iyileşip sağlığına kavuşması için Allah a dua ediyordu.
Dedem ve bir kaç köylü Hüsnü ye haber verip yola çıkmasını söylediler.  O da minibüsu ile apar topar yola çıkmış ve dedikleri yere gelmişti. Dedem,  Zehra abla ve bir iki komşu  minibüse binip yola çıktılar  ve küçük çocugu sehirdeki hastaneye götürdüler. Doktorun dediğine göre biraz daha geç gelinmiş olsaydı minik çocuk su anda hayatta olmayabilirdi... Ilaclari
da alındıktan sonra köye dogru yolculuk basladi... Çoruh nehri boyunca kıvrılan yol biraz sonra yokuş beton yola dayandı ve tepeye doğru çıkmaya başladı. Keskin virajları geçe geçe yoluna devam eden Hüsnü nihayet cesme başında aracını durdurdu. Yolcular minibüsten indikten sonra evlerine gitmeye koyulduklari vakit, Zehra ablaya bir mektup geldiği haber verildi. Mektubu getiren Saniye teyze ydi. Okuma yazması olmayan Zehraya dedem yardımcı olmaya çalıştı. Önce evlerine gidip küçük çocuğun yemeği yerdirildi ve ilaçları icirildi ve Saniye teyzeye cocuk emanet edildi.  Bir süre geçmeden Zehra abla bizim eve geldi ve mektubu d edeme uzattı dedem de zarfı yirtti ve mektubu göz ucuyla okudu bir süre... Zehra abla merakla  mektupta ne yazıldığını  öğrenmek  istiyordu. Dedem okudukları karşısında dehşete düştü lakin bunu Zehra ablaya  belli etmedi. Bu mektuptakileri su anda ona anlatsa belki de düşüp bayılır feryat figan edebilirdi. Bundan dolayı yazıları okuyuormus gibi bir kac iyi dilek ve ümitkar cümleler sarf etti ve soze basladi  :
Kızım mektup eşinden gelmiş pek yakında döneceği yazıyor.. Sana ve herkese selam ediyorum.. dedi ve bir süre sustu dedem... Zehra abla biraz rahatlamış olacak ki sevincle gozyasini sildi ve evini yolunu tuttu...
Dedem ise az önce okuduğu mektubun aslını uzun uzun düşündü ve bu biçare kıza ettiği kötülük için büyük pişmanlık duyduğunu hissetti... Nenem de dedeme biraz kizmis ve bu isi ne yapip edip cozmesi icin dedeme baski yapiyordu...
Aslinda mektupta Suphinin bir daha evine ve köyüne gelmeyeceği ve gurbette  bir kızla evlenme niyetinde olduğu yazıyordu... Fazla uzun olmayan mektup" bir daha bana mektup yollama Zehra" sözleri ile bitiyordu... O yıllarda resmi nikah kayilmadigi için evliliğin hukuki bir hükmü bulunmuyordu...
Ortalık bir süre sonra durulduktan sonra Dedem, lisaninca Zehra ablaya gercegi anlatti. Önceleri çok üzülen Zehra abla zamanla durumu mecburen kabullendi... Artık tek yaşam kaynağı küçük oğlu Aliydi.
Günler günleri kovalaya durdun köye yeni bir öğretmen geldiği haberi verildi dedeme. Dedem de bu yeni öğretmenle tanıştı ve zamanla  bizim eve de davet ettiği oluyordu.
Öğretmenindedemlere geldiği bir gün kapıyı hızla açan Zehra abla onu görmemiş olacak ki meneme seslendi bir kac kez... Sonra genç öğretmen,  birazdan gelecek dediğinde genç kadın biraz çekinerek sağa sola baktı ve tek söz demeden  kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Bu dedemin bir oyunumuydu bilmem ama Zehra abla ile genc ogretmen o gun ilk kez bir birbirlerini görmüşler ve kaderlerini değiştirecek bu zamanı belki de hiç unutmayacaklardi...
Genç ogretmen dedeme bir gün bu genç kadını  kim olduğunu sordu.Dedem de onu   hikayesini dinleyince çok etkilendi... Bir yıl ldu olmadı dedemin aracılığı ile zehra abla ile genç öğretmen mutlu bir evlilik yaptılar. Köyde bir kısım
kişiler önceleri yadirgadilarsa da
zamanla bunu kabullendiler. En çok ta dedem mutlu oldu. Bir insanın hayatina  dokunabilmek büyük bir mutluluk olsa gerek... Şükrü öğretmenin şiiri;

Bir sevda türküsü,
Dolandı dilime,
Adın Zehra,
Kaderime yazılı.
Kalbim kafeste
Ilk görüşte
Sevda kuşu
Uçtu yüreğine
Dağların daglarim
Uçsuz bucaksız.
Dolunay ışığı
Bir gece vakti
Ağlayan gözlerin
Nasıl sığar
Tek heceye.
Gülsün yüzün
Böylesi daha guzel
Hikayemdesin artık
Gülen gozlerinle.
Bir ömür mutlu
Bir ömür huzurlu
Kalbimde adinla
Veririm son nefesimi
...
Calsin davullar,
Söylenensin  türküler
Halay başında...
Bir şenlik olsun,
Bir masal gibi
Sürsün o vakit
Kırk gün kırk gece
Küsler barışsin
Sevenler kavussun...
Eğlenceye dursun
Gelen konuklar
Yenilsin icilsin,
Ilk gün gibi
Kırkıncı gün de de
Hep birlikte bir dua
Okunsun yürekten
Bir ömür mutluluk için
Bir yastikta kocamak
Yare bir ömür
Kol kanat olmak için
Önce Allaha emanet
Sonra birbirinize...
Şükrü öğretmenin şiiri burada bitiyordu.
...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Işınlanmak isteseydin nereye gitmek isterdin?