Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
27 Kasım 2019, Çarşamba 22:02 · 22 Okunma
27 Boz ayıların kış uykusu mevsimi henüz baslamamisken, bi - Sözümoki

27

Boz ayıların kış uykusu mevsimi henüz baslamamisken, bir anne ve iki yavru ayı, derin ormanı aşıp dedemlerin evinin yanında bulunan ambara dadanmisti.Ambarin  kapısının  açık olduğunu anlayan bu aile içeriyi dağıtmış ve tüm yiyecekleri bir güzel  mideye indirmişti. Aslında ayvanda saksaganlarin  lezzetli mi lezzetli kurutlari caldiklarina çokça şahit olurdum lakin pencereden manzaraya bakarken bir ayı ile gözgöze gelmek hiç aklımda yoktu.
Aslinda dedem ayilari korkutmak için tuhaf sesler çıkararak bu konuda  hic te boş olmadığını gösteriyordu.Çünkü onlarla çokça anısı vardı... Benim ayilardan biraz korkmuş olduğumu sezmiş olcakki, gülüp eğlenerek şakalar yapıyor ve şimdi ayıların sayısı az bile, Biz cocukken daha fazlaydilar. Zamanla kaçak avcılar tarafından acımasızca vurulup sayıları azalmış ve ormanın derinlerine yaşam alanlarını devam etmeye çalışıyorlardı...
Dedem on iki on üç yaşlarında iken büyükbaş cobanligi yaptığını anlatırdı kimi zaman. Işte o zamanlarda bir anısı vardı... Hayvanların otladigi ve dönüş yoluna basladingi bir  akşam üstü büyük dedesinin kahramanlık madalyası ile birlikte tek yadigarı kostekli saati, son kez  16:14 ü gösterip kayip gideceğini  nereden bilebilirdi dedem...Kaybolmuştu bu doğruydu buna ozulmemisti dedem. Üzüldüğü nokta gözünden sakindigi ve büyük bir gururla taşıdığı bu ata yadigarı saati yitirmesiydi. Sanki bu saati yitirdiği günden beri dedemin başı dertten beladan kurtulamamış ve basinda sürekli kara bulutlar dolasmaktaydi..
Kostekli saatin sırra kadem bastığı günün ertesinde, dedem kan ter içinde öğlen molası verdiği gozenin dibindeki kayanın etrafına uzun uzun  baktı lakin hiçbir şey bulamadı... Yere eğilmiş saati aramayı bir süre sürdürdüğü vakit az ilerde konifer  çamların içinden homurtulu sesler gelmeye başladı. Dedem panik yapmadı lakin bu sesin ne anlama geldigini  biliyordu. En azından öyle düşündü... Bu iri cüssesiyle ve keskin penceleriyle bir ayından başkası değildi.... Dedem ne yapacağını bilmedem artık sonun geldiğini düşünüp,  düşüp bayilacakken, ormanın biraz daha güneye bakan yüzünde bir kac el tüfek sesi duyuldu... Iri cüsseli ayının dikkati sesin geldiği yönün tam tersi  yönüne hizlica kaçtığını gören dedem nasil büyük bir tehlikeden kurtulduğunu sonrası köylülere anlattığında anladı... Yeğen Allah seni korumuş, verilmiş sadakan varmış dediler köylüler bir süre sanki ağız birliği etmişçesine... Aslında o gozenin biraz uzağında Ahmet dedenin arilari vardı. Bu ayı muhtemelen onlara da zarar verecekti lakin silah sesiyle ürktü ve kaçmaya başladı...
Desem bu ayından canını kurtarmıştı  kurtarmasina ama kostekli cep saati artık acı bir hatıra olarak tarihteki yerini aldı...

Ambarin kapisini uzun süre  zorlayan ama açmayan ayılar bir süre etrafa baktıktan sonra bahçedeki misirlari bir süre mideye  indirdikten sonra yavru ayilarla misir bahçeden uzaklaşmadan evvel son bir bakış attı dedemin evine... Dedemin dediğine göre bu son bakışta çok şey gizliydi, kusura bakmayın der gibi bakıyordu... Ama bu yumurcuklarin tatlı tatlı kaçışları görülmeye değerdi doğrusu...
Ayilari o günden sonra daha çok sevmeye başladım...
Masap Dedenin taş evinin hemen dibinde bir ara durdular sonra koşar adım yollarına devam ettiler... 
Taş duvarı bir süre izleyen dedemi de bir düşünce almış olacak ki sustum ve hadi evlat kapat pencereyi dedi ve divana cikip bagdas oturdu ve derin bir iç çekti ve bir süre sonra da suskun bir hal aldı.

...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Işınlanmak isteseydin nereye gitmek isterdin?