Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
24 Ocak 2020, Cuma 10:37 · 108 Okunma
59 Dedemle  birlikte Yusufeliye ikinci kez gittigimizde Z - Sözümoki

59

Dedemle  birlikte Yusufeli'ye ikinci kez gittigimizde Zuhre'yi yazdan bu yana ilk kez semerci dükkanın önünden geçerken karşı kaldırımda  görmüştüm...Zuhre ve iki kişi karşı kaldırımda  kumaş ve bez satılan bir  dükkanının önünde bekliyorlardı...  Zuhre'nin beni görmediğini düşünüyordum ki birden bana doğru başını çevirdi. Bir süre bana baktığını hissettim. O an dünya üzerinde  benden daha mutlu bir insan olduğunu fikri hiç mi hiç kabul etmedim.. Işte onu bir kez daha görmek mutluluğunun sanırım tarifi yoktu...  Zuhre'nin  pembe yanakları  soğuğun etkisiyle üşüyerek kizarmisti. Öte yandan Zuhre soguktan başını öne eğerek gözlerini kisiyor  ellerini pardesünün  ceplerine birşey arıyormuş gibi ovusturuyordu. Zuhre nin başında bordo bir başörtüsü, yine bordo bir atkisi ve zeytuni bir renkte bir pardesüsu vardı...
Dedem bir aralık tanidiklara selam verip ayak üstü kısa bir hal hatır soruyor ve kalabalık içinde ağır ağır ilerliyordu...
Zuhre ise bizimle ters yönde annesi ve kendisinden birkaç yaş büyük bir kızla yürümeye devam ediyordu. Başımı çevirip onu bir kez daha görebilmek için dedemin biraz daha yavaş gitmesini beklerken, Zuhre ve ailesi bizimle ayni yöne doğru yürümeye başladılar... Dedem, Zuhre'nin ailesini tanıyordu ve onlarla Kaptan Hasan'in Döner salonunun önünde yanyana geldik... Dedem,  Zuhre'nin annesi ile bir süre sohbet etti. Ben de cesaretimi toplayıp :
-Merhaba Zuhre! Nasılsın? Görüşmeyele dedim. Zuhre :
-Iyiyim Tahir sen nasılsın? dedi.
Bu Zuhre'yle ikinci konuşmam olmuştu... Gülen gözleriyle gülüşünün  sonsuz iklimi Yusufeli'nin kar yagmis bembeyaz daglarinda zamana yenik düşen bir yolcu gibi beni yuregimin orta yerinden  yaralayıp,düşlerine çığ düşen bir uykuzedenin saskinliginda yol alıyordu...

"Tahir" dedi bir ara bana.. Bir tek Tahir sözü bana nenemin anlattığı hikayeler gibi geldi...Tahir okulu bitirince  Cilavuz daki  enstituye gidecek misin yoksa gurbete gidip iş mi tutacaksin? Ya da köyde mi kalacaksın...? Bunlar hayatımda duyduğum en zor sorulardı. Ne cevap vereceğimi bilemeden bir süre sustum. Çoruh deli deli birşeyler söyledi bir süre... Dağların karla kaplı yüzlerine bir sis çöktü... Tüm bunlar Zuhre'ye cevap veremediğim süre içinde oldu... Cevap verecektim ki birden Ikimiz de sağ taraftan gelen bir at arabasının  bize yaklaşmakta olduğunu gördüm.At arabası  tüm hızla   Zuhreye dogru gelip carpacakken birden onun ellerinden tutup ote yana dogru hamlede bulundum ve arac tam yanımızdan geçip giderken  az sonra büyük bir ses işittik. Sanırım at arabası  köprü girişinde bariyerlere çarpmış ve at ölmüş ve arabacı ise Coruha düşüp boğularak olmuştu.
Zuhre korkudan titremeye ve ağlamaya başlamıştı ki annesi ve ablası da az ötedeki renkli kumaşların olduğu yorgacidan yola doğru segirtiler. Kızının ağladığını gören annesi ve ablası da ağlamaya başladı. Zuhre bir kac yudum su içip kendine gelir gibi oldu ve annesine fısıltıyla bir şeyler söyledi. Zuhrenin annesi gelip bana sarıldı ve çokça dualar etti. Olay o kadar hızlı gelişmişti ki ne söyleyeceğimi bilemedim...
Zuhre'yi ne zaman görsem her nasılsa bir olay çıkıyor ve bunun sonucunda  Zuhre'yi biraz daha bana yakinlastiriyor ve nihayetinde adını koyamadigimiz bir bağ oluşturuyordu...
Yusufeli' de o gün şunu anladim ki yaşayacak bir hayatım varsa bunun her aninda Zuhre vardı. Onu sadece görmek benim dünyama  yenidogan güneşin mutluluğu gibiydi...



...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Amerika, "Çin Tiktok'un bir kısmını bize satmazsa erişime kapatacağız" diyor. Yorumun nedir?