Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
03 Mart 2020, Salı 00:40 · 38 Okunma
76 Kış geceleri dağlardan inen aç tilkilerin fosforlu gö - Sözümoki

76




"Kış geceleri dağlardan
inen aç tilkilerin fosforlu gözleri
enstitüye yeni gelenlerin
gözleri kadar ışıklı değildi. "

Sabahattin Eyuboğlu

Köye dönüş yolunda Susuz'daki tren garinda beklerken Turan hoca ile tanıştık ve nereden gelip nereye gittiğimizi sordu ve Kars Susuz' daki enstituye kayıt yaptırdığımız söylediğimizde çok memnun ve mutlu oldugunu dile getirdi ve devam etti : "Hayırlı uğurlu olsun çocuklar, bozkır çiçekleri tüm yurda yayılıyor olması beni çok mutlu ediyor..." Turan hoca kirkli yaşlardaydi.Aslen Erzurumluydu ama Kars'ta öğretmenlik yapıyordu... Söz döndü dolaştı  Cilavuz a geldi.Cilavzla ilgili baslidi konuşmaya: "Cilavuz Köy Ensitutusu tam donanımlı bir okuldur ve burada her zaman davranış ve güzel ahlak ön planda tutulurdu.Ayrica karşılıklı saygı ,sevgi sizi birbirinize başlayacaktır.Cilavuz'daki öğretmenleri  ailenizin fertleri gibi görecek,onları çok seveceksiniz...  Öğretmenler, öğrencilere iyi davranmislar ve kimseyi incitmezlerdi.Cilavuz Köy Ensitutus 1940 yilinda ilk açılan köy ensitutulerinden biri ve en başarılı olanlardır.O yıllarda ki on parmağında  on marifet olan emektar öğretmenlerimiz zarif görünümleri ve tertemiz bilgileri ile etrafa ışık sacıyorlardı. Bu kırsal yerde  Kars'ın eğitimcileri ne kadar da şıklar diye yanımızdan geçen enstitulu öğrenci ve öğretmenleri işaret etti ve devam etti
"Şu doğanın ,şu gencecik pırıl pırıl insanların güzelliğine bakar mısınız."
Turan hoca 'in eşi Melik hanım ise  "Kars her zaman cağdaş okur yazarı üniversite mezunu çok olan cumhuriyet ve ilkelerine sahip çıkan aydın ileri görüşlü bir şehirdir. dedi ve devam etti. "Cilavuz'da yokluklar icinde sanat, incelik yaratanlardir bunlar .Nasıl güzel bir eğitim nasıl güzel öğretmenler dir onlar... Turan hoca söze şöyle sürdürdü. "Enstituye başladığınızda detaylı malumat sahibi olacaksınız ama ben sizlere bu okulun tarihinden kısaca bahsetmek isterim. " Mahmut ve Ziver dört gözle Turan hoca yi dinlemekteydiler.
"Cılavuz Köy Enstitüsü’nün Kuruluşu şöyle olmuştur... Eğitim ve öğretime büyük önem veren Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un başkanlığında Türkiye’de üç eğitmen okulu açılmıştır. Bunlar Düziçi (Adana), Hasanoğlan (Ankara) ve Cılavuz (Kars) Eğitmen Okulları’dır. Ruslardan kalma iyi durumda binalarda  1937 yılında kurulan Cılavuz Eğitmen Okulu’nun ilk müdürü Halit Ağanoğlu’ dur. Burada üç aylık eğitim ve öğretimden sonra mezun olan öğrenciler köylere öğretmen olarak gönderilmiştir. Amaç halkı bilinçlendirme, yenilik ve çağdaşlık sağlama, uygar bir medeniyet yaratma ve özellikle köylerin geri kalmamasını sağlamaktı. 17 Nisan 1940’ da 3 aylık eğitmen veren Eğitmen Okulu kaldırılmış, yerine 5 yıllık Köy Enstitüsü kurulmuştur. Yani 1937’de 3 ayda bir mezun verirken 1940 yılından itibaren 5 yıla çıkarılmıştır, yıllık eğitim-öğretim dönemi 6 ay olmuştur. 1940 yılında Cılavuz Köy Enstitüsü eğitim görevlileri olarak yalnızca okul müdürü ve katipten oluşuyordu. Kadro daha sonra çevre köylerde bulunan ilkokul öğretmenlerinden tamamlanmıştır. 1940 yılının mart ayı başlarında İsmail Hakkı Tonguç’un telgrafla özel çağrısı üzerine, Halit Ağanoğlu Ankara’ya geldi. Trabzon’dan Kars’daki Cılavuz Köy Enstitüsü’nü kurmağa memur edildi ve kurulacak enstitünün müdürü olarak görevlendirildi. Bu görev için Halit Ağanoğlu’nun seçilme sebeplerinden en önemlisi, 1937, 1938, 1939 yaz aylarında Cılavuz Eğitmen Kursu’nda çalışmış olduğundan mıntıkanın iklim şartlarını, köy çevrelerini nispeten daha iyi tanımasıdır. Genel Müdür İsmail Hakkı Tonguç; “Ağanoğlu, sizi Kars’a göndereceğim, orası çetin yerdir, size güvenim var” diyerek vazifelenme sebebini açıklamış vle Ağanoğlu’na bir güven göstererek teşvikte de bulunmuştur.  Vazifesini öğrenen Ağanoğlu, görevini yerine getirmek amacıyla Kars yolunu tutmuştur.
Ağanoğlu, enstitüde uygulayacağı programı ana kaidelere göre ele almıştır. Bu ana kaideler göre; Kafayı bilgilendirmek, işler, duyar hale koymak üzere ortaokul ve bazı taraflar ile lise programına uygun öğretim yapılacak ve ayrıca köy halkının ihtiyaçlarına göre tespit edilecek konular da önemle işlenme planına alınacaktır.
Bugünkü ve yarınki köyün gerektirdiği her türlü ziraat işleri yapılacaktır. İşlerde esas İleri ve rasyonel usul ve vasıtalarla çalışma zihniyet ve itiyatlarını kazandırmak, Adali ve zihni çalışmalardan kaynaklanan yorgunluğa tahammül edebilmek, varılacak neticeden zevk ve heyecan duyulabilmek iktidarını kazandırmaktır. Müessesede yaşayış, kurulmak istenilen ileri köy yaşayışına göre düzenlenecektir: dershane ve koridorlar ve bütün binalarda ışık, hava, temizlik daima elde tutulacak, Eşya sadelik ve sağlık şartlarına uygun bulunacak ve köye intikal etmek üzere örnek teşkil edecektir. Müessesede düşünüş, duyuş, yaşayışı telkin eder resim, yazı, grafiklerle değerli bir dekor yaratılacaktır. Müzik faaliyetine büyük yer verilecektir.

Amaca ulaşma yolunda sıkı bir disiplinle hareket edilecektir.İşleme tarzı: Günün yarısı iş, ve diğer yarısı nazari ve ameli tedrisata ayrılacaktır. İşler köyün gerektirdiği işler olup iki görüşe göre ele alınacaktır.Köyde ve bütün köylüler tarafından yapılması gereken işler (tarla, bahçe, hayvan bakımı, tavukçuk, arıcılık,sütçülük, genel temizlik işleri ile; bisiklet, motosiklet, otomobil, fotoğraf, ziraat makineleri kullanma, sökme, montaj yapma, at binme, araba, kızak sürme, silah kullanma...
Köyün işlerine cevap veren ve oldukça ihtisas gerektiren, demircilik, tenekecilik, nalbantlık, kalaycılık, dülgerlik, marangozluk, biçki dikiş, nakış, dokumacılık… gibi işlerdir...

Tren Erzurum a vardığında Turan hoca ve eşi ile vedalastik. Ve anlatigi bu etkileyici ve önemli bilgiler için teşekkür ettik. Kar etkisini iyiden iyiye artırmaya başlamıştı...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
2020 Nisan ayında mutlaka yapacağın 3 şey?