Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
17 Mart 2020, Salı 15:40 · 93 Okunma
82 Roma dönemine ait 1800 yıllık elmalı mozaik Sana ol - Sözümoki

82


Roma dönemine ait 1800 yıllık elmalı mozaik

Sana olan sevgi ve saygım Yusufeli  semalarında gece görülen yıldızlar adetince.
Zuhrename Ağıtlar- Ebubekir Kuri

Kahveye gittiğim günlerde gözüm hep pencereleredeydi. Zuhre'ye o kadar alismistim ki onun bu zamansız gidişini bir türlü alisamıyordum... Buğulu ve yer yer  kitli camlar belirsizliginin ortasında gönlüme bitmeyen bir hasret türküsünu çalıyordum... Bu pencerede onun hayali hiç bir vakit görülmeyecekti bunu da çok iyi biliyordum. Ama su yıldızların altındaki gecelerde Coruh'a okuduğum içli  şiirlerin yürek yanginim olacağını nereden bilebilirdim ki...Zuhre bir masal ülkesinden gelmiş gibi gülerken ben bağrı yanık Tahir onun büyülü gözlerine zamanı mi durdurmusum da haberim yok... Bir keresinde bir rüya görmüş Zuhre. Bana ilk kez dokudugu  kilimi hediye ettiği bir ikindi vakti kapı önünde anlamamisti.Ben de "Hayra yoralim hayir olsun" dediğimi hatırlıyorum... Zuhre rüyasını başladı anlatmaya :
"Düşümde bir elma ağacı gördüm. Bu ağacın altında ise üç tane güvercin var, ağaçta ise dört tane kırmızı mi kırmızı elma var... ama öyle guzel bir yerdi ki sana nasıl anlatayım ınan hiç bilmiyorum" dedi.
Ziver'in amcasi Şükrü Ali Sebat dayı  önemli bir fırın ustasıdır.Çok usta yetistirmistir. Zaten Ziver de ondan kimi zaman anlatır dururdu...Geçen gün kahvede onun anlattığı şu hikayeyi, ahali bir süre konuşur oldu... Ben gençken yani 1924'te Amasya'ya çalışmaya gitmiştim..Bir tane ustam vardı hiç unutmam. Adı Eşber Dağdevirendi. Kimi zaman sinirlernir böyle anlarda ensesi ve yüzü kızarırdi. Bana diğer ciraklara kızdığı gibi kizmaz ve işi cok iyi ogrenmem icin telkinlerde ve uyarılarda bulunurdu.Hic unutmam zengin bir aileden yüklü miktarda ekmek siparişi almıştık... Ekmekleri konağa at arabası ile götürmeye başladık..Taze ekmek kokusunu duyan sevimli köpeklerin umutlu koşusu hiç gitmez gozlerimden. O an kendi kazandığım uc bes kuruş para ile aldığım ve  acikinca yemek için  cebimde taşıdığım ekmeği o masum larla paylaştım...Konaga vardığımızda bizi siyah giyimli ve biraz da gergin insanlar karşıladı. Ekmekleri teslim ettik paraları aldık...
Geri dönüş yoluna başlamadan evvel atlara alaf verdik.O sırada aç bir köpek bizi kovalamaya başladı. Biz de etrafı bezlerle örtülmüş bir cukura düştük lakin burası biraz kaygandı. Renli küçük taşlar vardı.Bunlara mozaik dediğini işittim ustamdan.Ne yapacağımızı düşüne duralım ekmekleri verdiğimiz siyah giyinen adamlar bizleri gördüler. Yavaş adımlarla yanımıza yaklaştılar. Eşber Dağdeviren ustam ve ben bu düştüğümüz cukurdan yaka paca bu kişiler tarafından cikarildik.Siyahlı adamlar ustam ve benim ellerimi ve ayaklarımi kendir ipiyle bağladılar.Akşama doğru genç bir kiz bize yemek getirdi. Ellerimizi acmarini beklerken genç kiz ellerimizi açmadı. Bu kiz, Eşber ustama ve bana bir çocuk gibi yemek yedirdi...Ertesi gün kollarim uyusmustu. Sonumuzun geldiğini düşündüm. O sırada bir düdük sesi ile silah seslerini işittik. Bize yemek yediren genç kiz demir kapiyi açmaya calisirken birden kanlar içinde yere yığıldı... Dehşete düştük...
Ali Şükrü dayı bir aralık soluklandi ve çayindan yudumlayıp sözlerine devam etti... Bağışlar ve bogusmalarin sonunda demir kapı açıldı ve bir jandarma çavuş ve ekibi elinde silahlarıyla etrafı kolaçan etti. Ve bizlerin ellerini çözdüler...
Ali Şükrü dayı, jandarma  cavusuna bu adamlarim kimler oldugunu sordu. O da başladı anlatmaya:
"Bu yil bu ikinci olay hemşerim.1924 yılında Amasya merkezine bağlı Yumuk köyü yakınlarında, kaçak kazı yapılan alandaki yaklaşık 1.800 yıllık tapınak ile ortasında 1,5 metrekare çapında elma ağacı figürlü 20 metrekare genişliğinde mozaik bulundu. Mozaik ortaya çıkarıldıktan sonra müze deposunda koruma altına alındı. Amasya Arkeoloji Müzesi’nde mozaiğin sergilenmesi istedi. Vali Ömer  Varol, “Bu zahmetli bir iş, çok boyutlu bir mesele. Farklı zamanlarda, farklı çalışmalar yapıp, daha sonrasında çalışma yaptığınız parçaları dinlendirmeniz gerekiyor. Ancak işin son aşamasına geldik. Müzemizin içinde bir fiziksel değişiklik gerçekleştirdik. Bu fiziksel değişikliğimizle bunun sergilenebileceği havuz ortamı yarattık. Ekip hala çalışmaya devam ediyor.” diyor.Eksik parçaların restorasyon süreci tamamlandıktan sonra mozaik Amasya Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete sunulacaktır.

Nurettin dayı ise Ali Şükrü dayıya dönerek Eşber'i bilirim çoban arkadaşımdı çok güzel zamanlar geçirdik kara dağlarda çok mert insandı diye sözü karıştı...

Ali Şükrü dayı devam etti konuşmasına :
Vali Varol, “Amasya’mız birçok medeniyete ev sahipliği yapmış şehir. Bu medeniyetler içinde dünya çapında önemli olan Roma medeniyeti bulunuyor. Yaklaşık 1700- 1800 yıllık mozaikten bahsediyoruz. Bu mozaiğin üzerinde elma ağacı olması, bugünkü kuşakların hatırlayabildiği kadar geçmişte meşhur elmasıyla bilinen bir şehri anlattığını ortaya koyuyor. Meşhur misket elmasıyla özdeşleşmiş ve bunun sonunda coğrafi işaretini ve patentini almış şehir olarak ilimizde 1700- 1800 yıl öncesinde elmanın önemli ağaç olduğunu, önemli ürün olduğunu gösteren kanıt diye düşünüyoruz. Buradaki çalışmalar sonucunda sergilenmeye başlandığında ziyaretçilerin bu esere büyük ilgi gösterecekleri kanaatindeyiz. Özellikle bizim turistik hareketimizin çok arttığı 4. aydan itibaren tamamen buradaki işlemlerin biteceğini umuyoruz.” diye ekledi...

Ali Şükrü dayı,  o olaydan sonra Eşber Dağdeviren ustasindan yanından ayrılıp Yusufeli'ye geri döndü ve uzun seneler firincilk yaptı... Sözlerini tamlamasinin ardından izin isteyip kahveden ayrıldı.

Ben kendimi darmadağın hissediyordum... Zira bu elmalı mozaik, Zuhre'nin gitmeden evvel anlattığı ruyasinla örtüşüyordu... Icimde bir umit ışığı doğdu. Eve doğru yürümeye başladım. Evden Çift Candarma türküsü duyuluyordu...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Polisi mi daha çok seviyorsun Askeri mi? Neden?