Ağlıyordu karşımda.
Evet ilk defa bir erkeğin ağladığını gördüm.
Hem de benim için.
Bir eliyle gitarının çantasını tutarken diğer eliyle gözyaşlarını siliyordu.
Bankta oturup ağlıyorduk.
Sanki tüm yakınları ölmüş iki çocuk gibi
çaresiz.
Neden ağladığını biliyordum.
En acısı da bu.
Çaresizlik..
"Ağlama" diyemeden,
"Ben seni sevmiyorum." dedi.
Sustum.
"Ben seni sevmek istemiyorum artık" dedi.
O zaman sevmemesini söyledim.
İkimizde hıçkıra hıçkıra ağlıyorduk.
"Gitmem lazım" dedi.
Sarıldık.
Bu normal bir sarılma değildi.
Biliyordum.
Koklaya koklaya sarıldım.
Benim için dünyanın en güzel kokusu olan koku
sanki ciğerlerime dolup beni zehirliyordu.
Gitti.
Arkasına bile bakmadan.
Ben de sigaraya başladım.
Ciğerime dolan o kokuyu unutmuş değilim.
Hala düşününce sanki ciğerlerim sızlıyor.
Bak yine yağmur yağıyor burada.
Ah be Deniz Adam.
İşte bu yüzden senin hayallerini
ben gerçekleştirmeye çalışacağım.
Umarım bunu elbet bir gün başarırım.
Bana o -kendimce kutsallaştırdığım-
şarkıları öğreten Deniz Adam.
Gitarın her bir telini çalarken
nasıl tüm dertlerini unutacağını bana öğreten Deniz Adam.
Her şey için teşekkür ederim.
Sayende yepyeni ve bembeyaz hayallerim var.