Bazen en büyük cesaret, daha fazla savaşmak değil; yorulan ruhunu hayatın sessiz omuzlarına bırakabilmektir.
Her kapıyı zorlamak, her gideni geri çevirmeye çalışmak, her kırılanı eskisi gibi yapmak... İnsanı tüketen, çoğu zaman kaybettikleri değil, vazgeçemediği savaşlardır.
Hayat öğretir ki; çiçek vakti gelmeden açmaz, nehir yönünü kimseye sormadan bulur, rüzgâr ise estiği yere değil, gitmesi gereken yere gider.
Bazı vedalar kalmak için değil, bazı suskunluklar konuşmaktan daha değerlidir. Çünkü zorla tutulan eller, ilk fırsatta çekilir; zorla kalan yürekler ise çoktan gitmiştir.
Kabullenmek yenilmek değildir. Kabullenmek, Allah'ın yazdığı kaderin önünde kalbini isyana değil, hikmete emanet edebilmektir.
Ve bir gün anlarsın... Peşinden koşmayı bıraktığın şeyler ya sana gerçekten ait olur, ya da hiçbir zaman senin olmamıştır.
İşte o gün, içinde tarif edemediğin bir huzur doğar. Çünkü en güzel başlangıçlar, bazı mücadeleleri bırakıp hayatı olması gerektiği gibi yaşamaya başladığında gelir.