Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
02 Temmuz 2020, Perşembe 15:51 · 68 Okunma
ALDATMANIN EŞİĞİ - Sözümoki

ALDATMANIN EŞİĞİ

Elime,masaya dokunuşuma,bakışıma,söylediğim sözlere,herşeyime olağan üstü odaklıydım. Yanlış veya saçma hiç bir harekette bulunmamalı,hiç bir şey söylememeliydim. Sanki o benimle ilgili ne düşünürse ben oydum. Sanki kaderim onun dudaklarının arasındaydı. Oysa sadece,kızım Ebru'nun durumunu konuşmak için buluşmuştuk. İlkokul üçüncü sınıfa gidiyor kızım ve Timur onun sınıf öğretmeni. Bu yıl,yeni geldi kızımın bulunduğu sınıfa. Doğrusu o,çocuklara buzdolabı gibi yaklaşan Ayten hanımdan sonra,Timur ilaç gibi gelmişti kızıma. Artık eve daha bir neşeli geliyor,derslerine daha bir sıkı sarılıyordu. Ve en önemlisi,her gün neden okula gitmesi gerektiğiyle ilgili bir sürü nutuk çekmek zorunda kalmıyordum. Çünkü ben söylemeden hazırlanıyor,kahvaltısını yapıyor ve kapının önünde beni bekliyordu. Sorun şu ki,Timur ilginç bir şekilde bana da iyi geliyordu. Onu düşünmek,sürekli yanımdaymış gibi hareket etmek,her durumda o ne yapardı acaba diye sorgulamak. Bana kendimi iyi hissettiriyordu. Eşime artık daha az ilgi gösterir olmuştum. Önceleri onu öpücüklere boğup işe yollaŕken,akşam eve gelmesini dört gözle beklerken, şimdi herşeyi oldu bitti havasında yapıyorum. O da bendeki bu değişimin farkında fakat üstünde durmuyor. Sadece bir ara "ev işleri seni çok bunaltıyor olmalı,bir tatile mi çıksak acaba" diye sormuştu. Ben de hemen reddetmiştim. Sanki Istanbul'dan ayrılmak,Timur'dan ayrılmak demekti. İyi de zaten birlikte değildik ki. Peki neydi beni bu kadar Timur'a iten. Bu hâyâl dünyasındaki günah yalnızca benim suçum mu? Timur bana öylesine,diğer velilere davrandığı gibi davrandı da,ben mi herşeyi yanlış anladım.

İlk veli toplantısında tanışmıştık. Ebru,önceki öğretmeninden çok sıkıntı yaşadığı için onun durumunu özel olarak sormak için yanına gitmiştim. O bakışları ben yanlış yorumlamış olabilir miyim? Elimi sıkışındaki zarafeti. İçerde gayet profosyonel bir şekilde konuşan adamın,ben yanına gittiğim an,bir süre duraklayıp gözlerimin içine bakması ve konuşurken hissettiğim heyecanı... Peki ya,her gün Ebru'ya beni sorması. Bunların hepsini ben mi yanlış anladım? Peki şu an karşımda sanki 30'lu yaşlarında bir öğretmen değil de,heyecandan eli ayağına dolanmış bir çocuk varmış gibi hissetmem. Bana özel ilgisi olduğu aşikar. Peki birinden hoşlanmak,sürekli onu düşünmek için karşı tarafın ilgisi yeterli mi? Timur,bana bu kadar ilgili davranmasa,ona karşı yine aynı şeyleri hisseder miydim? Deli gibi sevdiğim eşime,başka bir adamın ilgisi karşılığında soğumuş olabilir miydim? Hayır hayır,bu mümkün değil. İçimde,aç bir sokak köpeği gibi ilgi bekleyen çocuğu dinlemeyeceğim. Üç kuruşluk heyecanın sularında gezmek için eşimin kalbini kırmayacağım. Birinin seninle ilgilenmesi,senin buna illa karşılık vermeni gerektirmez diye düşünürken telefonum çaldı. Arayan eşimdi. "Efendim hayatım ". Eşime hitap şeklim Timur'un güller açan yüzünün birden solmasına sebep oldu. Akşama misafirimiz varmış. Bu haber,bu sorgu cehenneminden çıkmam için mükemmel bir fırsat. "Kusura bakmayın Timur bey,benim gitmem lazım. Ebru'ya olan özel ilginiz için tekrar teşekkür ederim. Söylediklerinizi dikkate alacağız. " Birden bu resmi tavrım karşısında afallamıştı fakat hiç bir şey çaktırmadı. Aynı şekilde karşılık verdi. Ve ben kaçarak uzaklaştım oradan. Heyecan arayışının sonu yok. Sevgi açlığı asla tükenmeyen bir açlık türü. Esas olan huzur. Peki huzurlu muyum gerçekten. İşte bu sorunun cevabını biliyorum. Eşime her sarıldığımda,dünyanın tüm yükü geride kalmış gibi hisseden ben değil miyim? En şiddetli kavgalarımızda bile gece bir şekilde barışmanın yolunu bulan,birbirimizde kaybolan biz değil miyiz? Rutini sevgi tükenmesi olarak algılamak,ilişkilere yapılacak en büyük haksızlık bence. Sonsuza dek aynı heyecanı hissedemeyiz. Ancak sonsuza dek aynı huzuru hissedebiliriz. Ve ben bu gece huzuruma bir kez daha aşık olacağım. Onu kendime tekrar aşık edeceğim.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Kadın hakları en iyi nasıl savunulur?