Allah seni bir şeyden kurtardıysa, oraya dönme.
Çünkü O, senin görmediğini gördü; senin dayanırım sandığına, kalbin dayanamadı. Bazen bir insan, bazen bir alışkanlık, bazen de seni Allah’tan uzaklaştıran bir yol… Her ne ise, kurtuluş asla tesadüf değildir.
İnsan çoğu zaman kaybettiğine üzülür ama kaybettiği şeyin aslında bir bela olduğunu fark etmez. Oysa Allah, kulunu inciterek değil; koruyarak ayırır. Gözünden yaş alır, kalbini sızlatır ama ruhunu kurtarır. Çünkü bazı bağlar sevgi değil, imtihandır. Ve her imtihan kalıcı değildir.
Geri dönmek, çoğu zaman sabırla gelen rahmeti reddetmektir. “Ben değiştim” diyerek aynı kapıyı çalmak, aynı acıyı yeniden davet etmektir. Allah seni bir bataklıktan çekip aldıysa, çamurunu özleme. Orada yaşadığın her şey, seni sen yapan bir ders olarak yeterlidir.
Şunu unutma:
Allah bir şeyi hayatından çıkarıyorsa, yerine koyacağı şey daha hayırlıdır. Ama bu hayır, ancak sen geri dönmediğinde görünür. Çünkü bazı kapılar, ardına kadar kapandığında korur insanı.
Teslimiyet; her şeyi anlamak değil, Allah’ın neden ayırdığını kabul etmektir.
Ve iman bazen çok sessiz bir karardır:
Allah’ın seni kurtardığı yere bir daha asla dönmemek.