Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
ANLAMSIZ ANLAM - Sözümoki
30 Ağustos 2020, Pazar 17:24 · 45 Okunma

ANLAMSIZ ANLAM

Ve gün geçmiyor ki hayat bizi bir yargımızla daha sınamasın. Bir felsefemizi yerle bir etmesin. İnstagram sayfamın başındaki açıklama şu şekilde "düşünmek için kurgulandık, ve doğamızın gereğini yerine getirmediğimiz sürece mutsuz olacağız ". Oysa Camus'un da dediği gibi "düşünmeye başlayan insan, için için kendini yemeye başlamıştır". Evet ,bugün biraz Camus'la tartıştık. Hayata ve anlama dair ilginç bir felsefe,ilginç bir yaklaşımı var. Ancak aradan yıllar geçmesine rağmen onun izinden giden binlerce insan var. Oysa ben arada kaldım. Kavga ettiğimde oldu,sonuna kadar hak verdiğimde. Ve şu an bu yazıyı yazmama sebep olan yargılarımı gözden geçirme hâlide. Hayatta bir anlam arayışı içine girmeyen herkesin mutsuz ve parazit olduğunu düşünürüm. Çünkü anlam yoksa,hayat yok. Neden varız,görevimiz ne,nasıl yaşamamız gerekiyor ve nereye gidiyoruz soruları askıda kalıyor. Ve arayışın bittiği yerde rutin ve her türlü duygunun,fikrin tüketimi oluşuyor diye düşünürdüm. Oysa Camus anlam aramaya gerek duymadan sadece üretmenin ve hayatı herşeyiyle deneyimlemenin gerekli olduğunu vurguluyor. Ona göre yaşam ve insan absürt (yani hiç bir bağlamda ortak noktası olmayan bir ikilidir). Yaşamın bir anlamı olmadığını kabul ediyor,fakat yine de yaşamanın,yaşamak için de üretmenin,sanatla içli dışlı olmanın önemini vurguluyor. Yabancı adlı kitabında Meursalt'ın annesinin ölümüne bir an önce gezmeye gitmek isteyecek kadar kayıtsız kalması,hiç bir şey hissetmeden öylesine adam öldürmesi ve kendi idamını da son derece sükunetle,belki gözle görülmeyecek kadar minik bir endişeyle beklemesi, bize sadece "hayat ve sen varsın,başka hiç kimse hiç bir şey yok,hissetmene de gerek yok" mesajını veriyor . Öyle ki intiharın bile kişinin tamamen kendisiyle alakalı olduğunu,toplumsal bir mesele olmadığnı,hatta ve hatta bunun bir acizlik olduğunu söylüyor. Oysa ben tam tersine intiharın toplumsal bir mesele olduğunu düşünüyorum. Hatta yaşamanın bir başkaldırı olduğunu söyleyen Camus'un felsefesine "başkaldırı öyle olmaz,böyle olur. Anlamı bulunmayan,sürekli iğrenç yargıların bulunduğu bir toplumda iki yüzlü bir şekilde yaşamaktansa,dürüst bir şekilde aranızdan ayrılırım " deme biçimidir kanımca. Ayrıca toplumun ötekileştirerek,inciterek,aşağılayarak intihara ittiği bir insana bu sadece senin sorunun diyebilir misiniz? "Başkaldırı kölenin efendisine hayır demesi ile ortaya çıkar ". diyor Camus. Tanrı'nın varlığına gerek olmadığını iddia etmesinden ve hatta bakış açısından çıkardığıma göre sanatı bir nevi kendi Tanrı'sı olarak görmesinden yola çıkarsak. Ve yaşama başkaldırmanın ancak onu yaşayarak olacağını söylemesinden şunu çıkarabiliriz sanırım "Hayat efendi,biz köleyiz ". Oysa ona başkaldırırken yine onun kurallarına göre oynamak bana çok ironik geldi. Evet,her daim üretmenin ve deneyime kendini açmanın gerekliliğine inanıyorum ancak anlamdan ve düşünceden yoksun bir hayatı kabul etmiyorum. Camus'un hayatın anlamının varlığını inkâr edip,sanat gibi hayata dair her anlamı içeren bir dala tutunması da kafamı karıştırmadı desem yalan olur.

Not:her türlü fikre sonuna kadar açığım. Her türlü fikrim tartışmaya müsaittir. Hep dediğim gibi "ben buyum" diyen insan kendini kapatmıştır. Ve ben,zaman zaman bunun ağırlığını hissetmekle birlikte hiç bir zaman bir şey olamadım ☺️

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Shakespeare hakkında ne düşünüyorsun?