Her kadının yüreğinde gizli bir simyacı yaşar ama bir annenin içindeki simya bambaşkadır; o, sıradan bir anı alır, içine biraz telaş, bolca şefkat katıp adına "mutluluk" der. Bir annenin heyecanı, yeryüzünün en saf enerjisidir. Evladının attığı her adımda, kazandığı her başarıda ya da hayatın yeni bir kapısını araladığı o dönüm noktalarında, annenin kalbi yerinden çıkacak gibi atar.
Bu heyecan, kaygıdan uzak, tamamen geleceğe duyulan o eşsiz inancın coşkusudur. Onun mutluluğu sessiz bir göl değil, çağıldayan gür bir nehirdir; evladının gözlerindeki küçücük bir parıltıyla beslenir, onun sevinciyle büyür. Dünya döner, mevsimler değişir ama bir annenin çocuğunun attığı her güzel adımda duyduğu o taze, ilk günkü gibi duru heyecan hiç eskimez. O anlarda zaman durur ve hayat, bir annenin gururlu gülüşünde en güzel anlamını bulur.
Rukiye Gül Bakırhan