Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
21 Şubat 2020, Cuma 13:15 · 107 Okunma
AYIN EVRELERİNDEKİ HİSLER - Sözümoki

AYIN EVRELERİNDEKİ HİSLER...


“Bazı tarihleri unutmak çok zordur. Tıpkı bugün olduğu gibi. Sonunu bilerek çıktığım yoldan elim boş dönüyorum. Gerçi sonunu bilen bir kahraman olmanın ne demek olduğunu iyi biliyordum ama bu sefer yolun sonunda can parçam olunca denemeye değerdi. İkili ilişkilerde, çocukları kullanıp kendince bir şeyler elde etmeye çalışanları Ruslar yanlış silahla savaşan askerlere benzetiyor. Gerçekten ne kadar doğruymuş. Anne ya da babadan alınan intikama bakın, yavrusunu görememek. Yol boyunca düşündüm, ne için, hangi duygu için göze almıştım bunca acıyı? Meydan okuduğum hayatıma, keşke az da olsa değseydi bile diyemediğim biri için yıldırım düşmüştü. Adeta yakıp yıkmıştı her yeri. Sonrasında ufacık bir ot çıkma ihtimali bile olmadan zehirlemişti güzel olan her şeyi. Ardından uzun zamandır bakmadığım resimleri inceleme fırsatı buldum. Pişkince verilen pozlar, en ufak bir vicdan hesaplaşmasının olmadığının kanıtı olarak küstahça sırıtıyordu! Gerçekten bu kadar kötü olabilir misin? diye sordum.”
YORUM:

Evet, işte kötülük buydu arkadaşlar. Bizler, insanların iyi yönlerini görmeye çalışarak yaşadığımız şeylerden pişman olmamak için uğraştıkça karşımızdakiler istisnasız aksini ispatlamak için her türlü vicdansızlığı sürdürürler ve biz iyi düşünmeye devam ettikçe de bu işkence bitmez.
“Hastanede yattığım süre içerisinde geceleri başını nasıl yastığa koyduğunu, nasıl uykuya dalabildiğini düşündükçe nefretim kat ve kat artıyordu. Aylar sonra çektiğim bedeli karşımda gördüğümde bu kadar iğrenebileceğimi tahmin edemezdim. Sonra dedim ki kendi kendime “bir çocuğun anne ya da babasından yana yüzü gülmüyorsa, bir daha ne erkek ne de kadın namına kimseden yüzü gülmüyor.”
YORUM:
Bir an vardır, insan güvenmek ister ve tek beklediği de bunun karşılığında sadece HAK ‘ tır.Hakkını almak..Gerçekten bir insanı yüzde yüz tanımak mümkün müdür? İnsanlar bizlere bilmemiz gereken kadar kendini tanıtırlar. Bir anne bile çocuğunu tam anlamı ile tanıma imkânına sahip değildir kaldı ki bilinçaltında bastırılan duygular, düşünceler, istekler uygun ortam bulduğunda bu fırsatı değerlendirmek için yüzeye çıkarlar. O nedenledir ki; hiçbir insan değişmez. Sadece uygun zaman ve imkan bulduğunda gerçek kişiliğini sergiler.
Bir erkekten ya da kadından neden sahiplenme bekliyorsunuz? Eğer yola çıkıyorsanız dönüş bileti tek kişiliktir arkadaşlar. Tabiiki de olmak istediği karakteri oynar karşınızdaki. Düşünceli, nazik, fedakar ve çok seven bir ERKEK ya da KADIN. Pişmanlığını yaşayacağınız şeye neden kalkıştınız, önce bunun cevabını bulalım. Mutlu olduğunuz anların hepsi geriye ödenir hem de faizi ile birlikte.

“Bana ağlayarak dediğin cümleyi hatırladım. Seni üzdüğüm her gün için ayrı ayrı özür diliyorum, demiştin. O gün benimle konuşan kişi kimdi, şuan ki kim? Önceleri az da olsa sağlam bulduğum karakterinden riyakarlık akıyordu sana baktıkça.”
YORUM:
İştee buraya kocaman kırmızı bir ünlem koyalım. Kadın ağlayarak döker acısını. Ama kadın karşısında ağlayan bir erkek en korkulanı olmalıdır. Bakın, erkekler ağlamaz diye bir şey yok. Yalnızken ağlasın, arabasını çeksin bir yere hüngürdesin. Acizlik olarak algılandığı zaman, karşı tarafın paniklemesine sebep olur. Kendini ifade etmekten aciz olan biri sizi nasıl sahiplenebilir? Böyle kişiler, daima hazıra alışkın, insanları hor gören, mükemmel olduklarına inanan karakter sahipleridir. Ağlamak ise tamamen ikna çabasıdır.
“ Üzüntüsüne ortak olduğum, içtiği suya yansıdığım, çiğnediği sakızın kabını atamadığım şahsiyete bakarken midem bulanıyor inandığım her şeyden. Oysa beni ikna eden, kendisine inandırmak için fedakarlıktan ödün vermeyen, empati kurabilen, gecenin bir yarılarına kadar beni neden üzdüğünü sorgulayıp, bunu yazıya döken, sabahın ilk saatlerini umutlu cümlelerle başlatan aynı kişi değil miydi?Üzüntüm birine duyulan duygunun acısı değil, bunu çok iyi biliyordum. Bu bir “yanılgı” acısıydı.”
YORUM:

Evet güzel İNSAN..En azından farkındalığın var. Üzüntünün sebebi, güven duygusunun sahte çıkması. Öyle herkese has bir özellik değildir iki eli kanda da olsa gelmek, sormak. Hele de anlattığın tarzda bir kişi ise, pısırıklıkta zirve, bencillikte gözdedir. Ayrıca kendine yüklemenin zamanı değil. Zaman, dimdik ayakta durmanı öğütlüyor sana. Bir kadının taşıdığı yüreğin kırıntısına sahip olmayan, adamlıktan uzak birine üzülmek boşadır. Aynı şekilde kıymet bilmeyen bir kadına verilen değerin sürdürülmesi de.. Al yanına yaşanmışlıklarını, pişmansız hisleri koy bir defter arasına, lazım olur her yenilginde seni ayakta tutmaya, her özleyişinde uyarır seni.
Ama “her şeye rağmen” iyi ki yaşamışım demelisin. Fırtına sonrasında sana kalanlar seni sen yapan gerçeklerin değil midir? Çocuğunu görememe pahasına hissetmeyi tercih ettiğin duygu, seni bencil yapmaz. Aksine herkese hakkı verilir.. Geç kalınmış, görmezlikten gelinmiş ya da sadece maddi dünyaya bağlı bir düzeni içselleştirmiş insanların fedakar ve merhametli rolleri seni yanıltmasın. Onlar ilahi adalete herkesten çok inanıp, kendi özüne ihanet eden karakterlerdir. Ve sanma ki herkes göründüğü gibidir. Herkes her işi yapamaz, bazı meslekler için sıra dışı karakterler gerekir. Ayın her evresinde aldığı şekiller gibi…

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
"Bu konuda çok sabırsızımdır" dediğin konu nedir?