Bazı insanlar hayatımıza misafir olarak girer; iz bırakırlar ama kalıcı olmazlar. Gittikleri an, aslında bir şeyin bittiğini değil, bir şeyin tamamlandığını anlatırlar. Bu yüzden hayatından çıkmış insanları bir daha hayatına alma. Çünkü giden, sadece gitmemiştir; kalmamayı seçmiştir.
Unutma, ormanda bir ağacı ikinci kez gördüysen kaybolmuşsun demektir. Ağaç aynı ağaçtır, değişen sensin. Yönünü şaşırdığın için karşına yeniden çıkar. İnsanlar da böyledir; geçmişte kalan biri, tekrar karşına çıkıyorsa bu kaderin oyunu değil, senin pusulanın şaşmasıdır.
Her geri dönüş, eski yaraları yeni umutlarla örtmeye çalışmaktır. Ama umut, yanlış yerde yeşermez. Bir zamanlar canını acıtan şey, geri geldiğinde şifa olmaz; sadece sabrını sınar. İnsan büyüdüğünü, artık aynı acılara aynı kapıyı açmadığında anlar.
Bazı kapılar bir kez kapanır ve bu bir kayıp değildir. Aksine, kendine açtığın yeni bir alandır. Geçmişi taşımadan yürümeyi öğrendiğinde, yolun hafifler, adımların netleşir. Çünkü herkes hayat yolculuğunda seninle aynı mesafeye kadar yürümek zorunda değildir.
Hatırla: Yolunu bilen insan, geri dönmez. Aynı ağaca tekrar bakmaz. Çünkü bilir ki ilerlemek, bazı yüzleri arkada bırakma cesareti ister.