Babamın ağzından çıkan “kızım” kelimesi…
Başka hiçbir ağızdan duyduğum gibi değildi.
Dünyada milyon kere “kızım” dense,
hiçbiri onun tonunda olmazdı.
Babam “kızım” dediğinde…
Sesinde hem gurur olurdu,
hem şefkat,
hem sahiplenme,
hem de içten bir teslimiyet.
Sanki şöyle derdi her seferinde:
“Sen benim canımsın… dünyadaki en doğru işim.”
Bazen uzağa bakarken söylerdi,
Bazen saçını düzeltirken,
Bazen kızdığında bile sesinde yumuşak bir tebessüm olurdu.
O kelime beni büyütürdü.
O kelime beni korurdu.
O kelime beni hayata bağlardı.
Şimdi…
Ne zaman birinden “kızım” lafını duysam
içimde bir şeyler sızlıyor.
Sanki o an, babamın sıcaklığı bir saniyeliğine geri geliyor…
Sonra geçip gidiyor.
Ama biliyorum:
Onun bana dediği “kızım” hâlâ kulağımda.
Benim adımlarım onun sesiyle yürüyor.
Ben hâlâ onun kızı olmaya devam ediyorum.
Bu dünya ona ait değil artık ama…
Ben hâlâ O'na aitim.