Bazen hayal kuruyorum…
Sadece bir günlüğüne geri gelse.
Kapıyı açsa, o ince gülüşüyle içeri girse…
Ben “Babaaaammmm!” diye koşsam,
O da kollarını açsa,
Ben sarılsam,
Hıçkıra hıçkıra ağlasam,
O da saçımı okşasa…
Hiç konuşmasa bile olur.
Baba sessizliği bile ruhu iyileştirir.
Ama konuşsa… şöyle derdi sanki:
“Kızım… benim güzel yürekli kızım…
Ben hiç gitmedim.
Sen ağlama diye görünmedim sadece.”
O gün bana tekrar umut olurdu.
Yıllardır içimde taşıdığım özlemi eritir,
Hayatımın kırılan tarafını onarırdı.
Sonra akşam olunca…
Yine gitmesi gerekirdi belki.
Ama bu kez doya doya sarılırdım ona.
Bu kez gözyaşlarımı saklamazdım.
Bu kez “Gitme…” derdim, çocuk gibi, yüreğimin içinden.
Ve biliyorum…
O giderken yine aynı cümleyi bırakırdı bana:
“Bir karıncayı bile incitme kızım…
Çünkü ben hiç incitmedim.”