Bazı acılar anlatılmaz; çünkü insan en çok, "Anlatsam da değiştiremem." dediği yerde susar. İşte o sessizlikte, çocukluğun en güvenli limanı olan babaya duyulan özlem büyür. Ne kadar güçlü görünmeye çalışsan da, içinde hâlâ "Baba, çok yoruldum..." diyen bir çocuk yaşar.
Hayat insanı defalarca kırar. Güvendiği insanlar değişir, verdiği emekler karşılık bulmaz, geceler uzar, dualar sessizleşir. O zaman insan, en çok da omzuna başını koyup hiçbir şey söylemeden anlaşılacağı o günü özler. Çünkü bazı yaraları ilaç değil, babanın varlığı iyileştirirdi.
Şimdi zaman geçti... Belki saçlara aklar düştü, belki yüzünde yorgunluk çoğaldı. Ama içindeki o evlat, hâlâ babasına anlatamadığı cümleleri kalbinde taşımaya devam ediyor. Her düşüşünde onun sesini arıyor, her ayağa kalkışında ondan öğrendiği direnci hatırlıyor.
Ve anlıyor ki... Baba sadece bir insan değildir. Bazen bir evdir, bazen bir dua, bazen de insanın en çok özlediği huzurdur.
Allah, aramızdan ayrılan bütün babalara rahmet eylesin. Hayatta olanların kıymetini bilmeyi, gidemeden "Seni seviyorum." diyebilmeyi nasip etsin.