Ben onun kızıydım… ama sadece biyolojik olarak değil; yüreğim, düşüncem, duruşum, hayata bakışım hep ondan iz taşıdı. O beni severken öyle bir severdi ki… sevilmeyi öğrenmiş çocuklarla büyüdüm ben.
“Benim kızım halleder” derdi ya…
İşte o cümle benim hayattaki zırhımdı.
Zor zamanlarda bile omzumdan tutmasa bile, o cümle tutardı beni. Onun güveni, onun inancı, onun sessiz gururu…
Babam bana hiç yüksek sesle bağırmadı.
Hiç aşağılamadı.
Hiç “yapamazsın” demedi.
Babam beni hep büyüttü, hep güçlendirdi.
O yüzden o gittiğinde dünya üzerime yıkıldı.
Şimdi biri “baba” dese içim titriyor, soluğum kesiliyor. Ama aynı zamanda yüreğimin en derininde bir sıcaklık oluşuyor. Çünkü o kelime benim için hâlâ babaammmm diye uzayan bir nefes.
O nefesi ömrümün sonuna kadar taşıyacağım.