Bir gün
en güvendiğin yerden
başı eğik döndüğün gün
anlayacaksın…
Sana liman sandığın kalbin
fırtınaya ilk seni bıraktığını,
“buradayım” diyen seslerin
en sessiz gidişleri hazırladığını
o gün fark edeceksin.
İnsan,
en çok inandığı yerde
yanılırmış meğer.
Sırtını yasladığın dağ
üstüne çığ düşürdüğünde
ne kaçacak yol kalır
ne sığınacak söz.
Ben sustum;
çünkü bazı kırılmalar
cümleye sığmaz.
İçinde birikir,
boynunu büker,
bakışlarını yere indirir.
Ve sen…
kalabalıkların ortasında
kendinle baş başa kaldığında,
kimseye güvenemeyen
o hâlinle
beni anlayacaksın.
Ama bil;
anlamak her zaman
gecikmiş bir özürdür.
Ve bazı gerçekler ancak
başı eğik dönünce
insanın kalbine iner.