Bazen insanın gücü biter.
Omuzlar ağırlaşır, kalp yorulur, akıl susar. İnsan tam düştüm sandığı yerde bir şeyin onu tuttuğunu fark eder… İşte o an anlarsın: Biz çoğu zaman kendi gücümüzle değil, Allah’ın merhametiyle ayakta kalıyoruz.
Öyle zamanlar olur ki nefes almak bile yük gibi gelir. İçin daralır, yollar kapanır, umut sanki ince bir ipliğe bağlanır. Ama yine de sabah olur… yine de kalp atmaya devam eder… yine de bir yerlerden güç gelir. İşte o görünmeyen güç, kulun fark etmediği rahmettir.
İnsan yorulduğu yerde aslında kendini tanır. Çünkü gücünün sınırına geldiğinde, dayandığı gerçek kudreti fark eder. O zaman anlarsın ki bazı adımları sen atmadın, bazı yükleri sen taşımadın. Seni taşıyan başka bir kudret vardı.
Belki biz çoğu zaman “dayandım” sanıyoruz.
Ama gerçekte bizi ayakta tutan bir merhamet var.
Düşmemize izin vermeyen, kırıldığımız yerde bizi tutan, karanlıkta bile içimize bir sabah bırakan bir merhamet…
İşte o yüzden insan bazen sadece durup şöyle der:
“Ben sandım ki ben dayanıyorum…
Meğer beni ayakta tutan Senmişsin.”
Şükür yahu…
Fark edebilene ne büyük lütuf.