Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Bencilliğin Sonu - Sözümoki
01 Kasım 2021, Pazartesi 22:21 · 62 Okunma
Atölye Çalışması İçerisinde "gafil, potin, çevre" kelimelerinin geçtiği bir "efsane" yaz.

Bencilliğin Sonu

Çok eski zamanların birinde Ümay diye bir kız varmış .Ümay Yeşil Köy adında bir köy de yaşarmış. Bu köy ormanın içinde yer alırmış . Günlerden bir gün Köydeki kızlar toplanıp ormana odun toplamaya gitmişler. Ümay orda yemek için koca bir tencere yemek ve bir büyük sürahi ayran götürmüş, daha varmadan acıkan kızlar hep beraber Ümay'ın getirdiği yemekten bir güzel yemişler , ayranından içmişler. Karınlarını iyice doyurmuşlar . İyi ki bu yemeği getirdin yoksa açlıktan ölecektik demişler. Yemeklerini yiyen kızlar yola devam etmişler yürümüşler yürümüşler sonra bir bakmışlar ki Ümay yok, hemen geriye bakmışlar Ümay orda öylece bekliyor. Hemen koşmuşlar yanına ne oldu niye yürümüyorsun diye sormuşlar, Ümay da onlara yaaa siz yemeğimden yediniz ayranımdan içtiniz şimdi de hadi yürü diyorsunuz zavallı Ümay nasıl yürüsün? Bunu duyan kızlar şok olmuşlar ne diyorsun Ümay saçmalama hadi yürü demişler ama nafile bizimki yürümemeye ant içmiş gibi yürümemiş. Beni sırayla sırtınızda götürün yoksa yürümem demiş. Kızlar bakmış çare yok sırayla sırtlarına almışlar zorlana zorlana yürümüşler hatta yolda birinin sırtında giderken Potini düşmüş yine de inip almamış da başka biri de onun potinlerini taşımış. Zor bela odun toplanacak yere gelmişler herkes odunlarını toplamış akşam olmak üzereymiş, bir bakmışlar ki Ümay tek bir odun bile toplamadan öylece bir kütüğe oturmuş. Kızlar hemen çevresine toplanmış ne oldu neden odun toplamadın akşam olacak diye sormuşlar. Ümay yine yaaa tabi siz benim yemeğimi yediniz ayranımı içtiniz şimdi de Ümay odun topla zavallı Ümay nasıl odun toplasın demiş. Bunu duyan kızlar ya sabır çekmişler yine de içleri el vermemiş her biri ona biraz odun toplamış artık iyice akşam olduğu için herkes odunlarını yüklenip evin yolunu tutmuş . Bir bakmışlar ki Ümay yine hiç bişey yapmadan oturuyor ,hadi kalk odununu sırtlan eve çok geciktik ormanda başımıza bişey gelecek bir an önce eve gitmeliyiz ailelerimiz de bizi çok merak edecek demişler ama nafile Ümay da hareket yok . Ümay yine yaaa siz benim yemeğimi yediniz suyumu içtiniz zavallı Ümay hadi odun taşı ,siz hem beni hem odunlarımı taşıyın demiş kızlara. Bunu duyan kızlar ne kadar ısrar etseler de Ümay hiç yerinden kalkmamış . Artık iyice çileden çıkan kızlar sen bilirsin biz gidiyoruz ister gel ister gelme demişler. Kızlar en sonunda evlerinin yolunu tutmuşlar. Ümay ormanın karanlığı ve ürkütücü gürültüsü içinde yapayalnız kalmış. İçten içe yaptığından pişman olmaya başlamış . Ormanın derinlerinde yaşayan aç gözlü ,koca burunlu, bir tarafı arşa bir tarafı yere değen kocaman bir ağzı olan büyük bir dev yaşarmış ve gece olunca avlanmaya çıkarmış bu dev. Çok yakından geldiği belli olan bir insan kokusu almış ve hemen o yöne doğru ilerlemiş ve beş adımda Ümay’ın yanına varmış , ve Ümay'ı gafil avlamış .Ümay’ı yakaladığı gibi havaya kaldırmış. Ümay dehşete kapılmış şekilde çığlık çığlığa kalmış ve yaptığına bin pişman şekil de deve yalvarmış ne olur beni yeme ben çok zenginim her gün senin karnını doyururum söz veriyorum ne olur beni bırak her gün sana koyunlarımızdan birini veririm demiş. Dev tam ağzına atacakken kızın teklifi cazip gelmiş. Ona eğer sözün de durmazsan gelir bir lokma da seni yerim demiş. Can korkusuyla tamam söz veriyorum demiş . Dev onu serbest bırakmış ve Ümay korku içinde koşa koşa evine gitmiş . Ailesine devi anlatmış ve hepsi çok korkmuşlar ve her gece mecburen deve bir koyun vermişler .Bu şekilde hem çok yoksul düşmüşler hem de sürekli korku içinde yaşamışlar. Ümay yaptığının bedelini çok ağır bir şekilde ödemiş. Ve bir daha asla öyle bir şey yapmamış.

1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Bize bir acil servis anını anlat?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.