Bazen…
sonunu bildiğim bir hikâyede
bir sayfa daha kalmak isterim.
Çünkü bazı vedalar,
erkenden söylenince daha ağır olur.
Görürüm aslında çatlakları,
seslerin inceldiğini,
gözlerin eskisi gibi bakmadığını…
Ama susarım
çünkü gerçek,
bazen biraz geç gelsin ister insan.
Bile bile ertelerim kopuşu,
bir “belki”nin içine saklarım kendimi.
Oysa bilirim,
bazı “belki”ler sadece
gecikmiş bir “bitti”dir.
Zamanı kandırdığımı sanırım,
oysa sadece kalbimi oyalıyorum.
Biraz daha gülüş,
biraz daha yan yana duruş,
biraz daha “biz” gibi yapış…
Sonra bir gün,
kaçtığım o son gelir usulca.
Ve anlarım
en çok yoran şey,
gitmek değilmiş aslında…
Kalması gerektiğini bile bile
kalmaya çalışmakmış.