Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Bir Duanın İçinde Kırılan İnsan - Sözümoki
28 Ekim 2026, Çarşamba 21:43 · 43 Okunma

Bir Duanın İçinde Kırılan İnsan

Göğsümün bütün kemikleri titredi, Bir ömür sustuğum ne varsa içimde birikti. Ben en çok da kıymet verdiklerime yenildim, İnsan bazen en çok sevdiği yerde eksildi.

Bir gece oturdum, kendimle konuştum, Hangi duam kabul oldu, hangisinde yoruldum? Kime gönülden sarıldıysam, biraz daha kırıldım, Ben insanları sevdikçe kendimden uzaklaştım.

Ben kimsenin ardından kötülük dilemedim, Beni incitenlere bile beddua edemedim. Sadece sustum, içime attım, gecelerce düşündüm, Bir zamanlar uğruna dua ettiklerime, sonunda sessizce küstüm.

Ne garip bir dünya, ne tuhaf bir imtihan, Birine canını verirsin, o sana bırakır hicran. Sen onun mutluluğu için geceleri uykusuz kalırsın, O senin gözyaşlarını görmeden başka sabahlara uyanır.

Benim de bir kalbim vardı, kimse bilmedi, Gülüşlerimin ardında kaç fırtına koptu, kimse görmedi. Herkes dimdik duruşuma bakıp beni güçlü sandı, Oysa içimde bir çocuk vardı, her gece biraz daha ağladı.

Bazen bir söz, insanın yıllarını yaralar, Bazen bir bakış, bütün umutlarını karartır. Bazen de hiçbir şey söylemeden gider biri, Ardında binlerce soru, cevapsız bir ömür bırakır.

Ben hakkımı helal etmek için çok düşündüm, Kendi içimde nice savaşlar bölündüm. Affetmek istedim, unutmak istedim, Ama bazı acıları kalbimden söküp atamadım.

Çünkü mesele yalnızca gitmen değildi, Mesele, giderken bende bıraktığın eksiklikti. Ben seni kaybettiğim için değil, Sana inanırken kendimi unuttuğum için üzüldüm.

İnsan en çok, iyi niyetinin karşılığında yoruluyor. Gönülden bağlandığı insanların sessizliğinde boğuluyor. Bir gün anlıyor ki herkes senin gibi sevmiyor, Senin kalbinde yuva kuran, kendi kalbinde sana yer vermiyor.

Yine de kimseye kin tutmadım, Kırıldım ama kalbimi taş yapmadım. Bana yapılanı başkasına yapmayı kendime yakıştırmadım, Çünkü ben acı çektim diye kimseyi incitmeye başlamadım.

Benim duam, kimsenin yuvası yıkılsın olmadı, Benim ahım, kimsenin gözünden yaş eksilmesin olmadı. Yalnızca Allah'a açtım içimdeki yaraları, O biliyordu kimlerin yüzü gülerken sakladığımı gözyaşlarını.

Bazen secdede kelimeler boğazıma düğümlendi, Dilim sustu, gözlerim konuştu, kalbim derdini söyledi. İnsanlara anlatamadığım ne varsa Rabbime bıraktım, Çünkü herkes dinlese bile beni, beni yaratan anlardı ancak.

Beddua etmek kolaydı, ben dua etmeyi seçtim. İçimdeki öfkeyi değil, vicdanımı dinledim. Beni yoranlara Allah'tan adalet diledim, Sonra anladım ki huzur, herkesten hesap sormak değilmiş.

Bazen hayat, elinden sevdiğini alır, Bazen en güvendiğin insan seni yarı yolda bırakır. Ama her gidiş bir kayıp değildir bu dünyada, Kimi gider, sen kendine dönersin sonunda.

Bir gün gelir, adını duyduğunda eskisi gibi yanmaz için, Bir zamanlar dünyan olan şey küçülür gözünde ansızın. Ne öfke kalır içinde ne de bir şeyleri kanıtlama isteği, Sadece ders olur yaşadıkların, sessizce kapatırsın geçmişi.

Çünkü zaman, her yarayı unutturmasa da öğretir, İnsan en karanlık gecesinde bile kendine bir yol seçebilir. Kimi acısıyla sertleşir, kimi acısıyla olgunlaşır, Kimi kırıldığı yerden başkasını kırar, kimi oradan merhametle ayağa kalkar.

Ben artık herkese kalbimin kapısını açmıyorum, Her güzel söze ömrümü emanet etmiyorum. Sevmekten vazgeçmedim, yalnızca öğrendim, Her yakınlaşanın dost, her gülümseyenin samimi olmadığını gördüm.

Artık birinin hayatımda kalması için kendimden vazgeçmiyorum, Sevileyim diye kendi değerimi eksiltmiyorum. Gidenin ardından ömrümü tüketmek yerine, Kendime dönüp yaralarımı sarıyorum sessizce.

Çünkü insanın kendine geç kalması da bir kayıptır. Herkesi mutlu etmeye çalışırken kendini unutması da bir yorgunluktur. Bir ömrü başkalarının kalbinde yer arayarak tüketmek, Kendi ruhunun kapısında yıllarca beklemek demektir.

Ben artık huzur istiyorum, gösterişsiz ve sessiz, Kalbime iyi gelen insanlar, niyeti temiz ve sevgisi karşılıksız. Bir fincan kahvenin yanında içten bir sohbet, Bir dostun gözlerinde güven, bir ömrün içinde samimiyet.

Ne büyük sözler istiyorum ne de bitmeyen vaatler, İnsanın söylediğiyle yaptığı birbirine benzesin yeter. Birisi yanımda olacaksa gönülden olsun, Gidecekse de arkasında yalan değil, bir hakikat bıraksın.

Çünkü ben çok yoruldum, anlatmaktan değil, anlaşılmamaktan, İyi niyetimin sınandığı yerde kendimi savunmaktan. Herkese güçlü görünmekten, içimdeki fırtınayı saklamaktan, Bir gün iyi olacağımı bilip o güne kadar sabretmekten.

Ve şimdi biliyorum, her şeyin bir vakti var, Kimi insan gelir, gönlüne dokunur; kimi gider, sana kendini anlatır. Kimi bir ömür kalır, kimi bir ders bırakır, Ama Allah'a sığınan bir kalp, en karanlık gecede bile umut arar.

Belki bugün göğsümdeki bütün kemikler titriyor, Belki içimde kimsenin bilmediği bir yangın büyüyor. Ama ben yine de kimsenin kötülüğünü istemiyorum, Çünkü başıma gelenleri kalbimin karakteri yapmıyorum.

Benim ahım sessizdir, duam derindir. Kimseye göstermediğim gözyaşlarımın şahidi Rabbimdir. Ben hakkımı insanlardan beklemekten vazgeçtim, Her şeyi bilenin huzurunda kalbimi dinlendirdim.

Bir gün herkes kendi niyetinin karşısında duracak, Söylenen sözler, yapılan iyilikler, saklanan gerçekler ortaya çıkacak. Ben o gün kimsenin düşüşüne sevinmek istemiyorum, Yalnızca içim rahat olsun, başımı yastığa huzurla koyayım istiyorum.

Çünkü ömür dediğin, bir gün kapanacak uzun bir defter, Ne kırdığın kalpler yanında kalır ne de kazandığın kibir. Geriye bıraktığın iyilik, dokunduğun gönüller kalır, İnsan bu dünyadan giderken en çok, nasıl bir insan olduğunu anlatır.

Ve son sözüm şudur kendime:

Seni inciten herkese ömrünü anlatmak zorunda değilsin, Her haksızlığa cevap vermek, her kalpte yer edinmek zorunda değilsin. Bazen en büyük cevap, huzurla yoluna devam etmektir, Bazen en güzel intikam, kalbini kirletmeden iyileşebilmektir.

Bırak, herkes kendi niyetini taşısın, Bırak, zaman her şeyi kendi diliyle anlatsın. Sen kalbini temiz tut, vicdanını kaybetme, Sana yapılan kötülük yüzünden iyilikten vazgeçme.

Çünkü bir gün geriye dönüp baktığında anlayacaksın: Kaybettiklerin kadar, kurtuldukların da varmış hayatında. Bazı vedalar canını yaksa da seni kendine getirmiş, Bazı duaların gecikmesi bile seni daha büyük acılardan korumuş.

Ve belki bir gece yine oturup gökyüzüne bakacaksın, Geçmişin içinden geçip bugünkü kendine sarılacaksın. O zaman anlayacaksın, bütün o gözyaşları boşuna akmamış; Sen herkesi kaybederken bile insanlığını kaybetmemişsin.

İşte o gün, kalbin artık beddua etmeyecek. Geçmişin kapısını öfkeyle değil, olgunlukla kapatacak. Ve dudaklarından tek bir cümle dökülecek, “Allah'ım, beni kıranlara benzemekten beni koru; kalbimi de yolumu da güzelleştir.”

Çünkü insanın en büyük zaferi, Kendisine yapılanı başkasına yapmamasıdır. En derin duası, huzurunu bulmasıdır. Ve en güzel sonu, bunca acıya rağmen kalbinin hâlâ iyilikle çarpmasıdır.

Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
En beğendiğin 3 isim hangisi, bu isimleri neden beğeniyorsun?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.