Bazen sevmek, elini tutmak değil; Uzakta da olsa bir kalbe dokunabilmektir. Aynı yastığa baş koymadan, aynı düşte buluşmak, Birinin uykusuna huzur, sessizliğine yoldaş olabilmektir.
Bazen bir ekranın ardında başlar hikâyeler, Bir selamla ısınır üşümüş geceler. Ne eller birbirine değer ne gözler gözleri bulur, Ama iki gönül arasında görünmez köprüler kurulur.
İnsan bazen hiç görmediği birini özler, Adını duyunca bile içinde bir şeyler güzelleşir. Bir mesajın gelişinde çocuk gibi sevinir, Bir sessizlik çöktüğünde bin türlü düşünceye yenilir.
Çünkü gönül, mesafeyi kilometreyle ölçmez, Gerçekten hissettiği birini kolayca terk etmez. Bazen bir çift söz, koca bir ömre bedeldir, Bazen hiç dokunmadan sevmek, en derin sevgidir.
Bir insanın uykusuna ev olmak ne güzeldir, Gecenin yorgunluğunda aklına düşebilmek. Dünyanın bütün gürültüsü sustuğunda, İçinde güvenle dinlendiği bir liman olabilmek.
Ne büyük sözler ister böyle bir sevda, Ne de herkese gösterilecek bir hikâye… Bazen yalnızca “Buradayım.” diyebilmektir, Bir gönlün karanlığına usulca ışık verebilmek.
Ama unutma, her yakınlık sevgi değildir, Her güzel sözün ardında gerçek bir yürek yoktur. Sevgi, yalnızca geceleri özlemek değil; Gündüzün gerçeğinde de birbirine yer açmaktır.
Çünkü uzaktan sevmek de emek ister, Güven ister, sabır ister, yürek ister. Bir insanın kalbinde yer bulmak kolay değildir, O yerde kalabilmekse dürüstlük ve vefa ister.
Belki bir gün ekranlar kapanır, yollar birleşir, Belki iki ayrı hayat aynı sabaha erişir. Belki de bazı hikâyeler uzakta kalır, Ama yaşattığı his, insanın içinde yıllarca yaşar.
Ve eğer bir gün sesinle huzur bulursa bir gönül, Bil ki o huzur, binlerce kelimeden daha güzeldir. Çünkü insanın aradığı her zaman bir beden değil, Bazen ruhunu yormadan anlayan bir yürektir.
Bazen sevmek; bir ömrü birlikte geçirmek değil, Birbirinin hayatına güzel bir iz bırakabilmektir. Aynı evde yaşamadan da birinin evi olmak, Ve hiç dokunmadan bile bir kalbe dokunabilmektir.