Bıraktığın yerde bulursun belki,
ama bıraktığın gibi olmaz hiçbir şey.
Zaman, dokunur her şeye sessizce;
tozu alır umutların, izini değiştirir bekleyişin.
Aynı sokak, aynı kapı, aynı isim…
Ama içeride başka bir sessizlik büyümüştür.
Sen gittiğinde kalan, seninle kalmamıştır;
yalnızlık öğrenmiştir kendince yaşamayı.
Bir söz eksilmiştir duvardan,
bir bakış solmuştur pencerede.
Kalp hatırlar ama tanıyamaz;
çünkü hatıralar da yaş alır,
tıpkı insanlar gibi.
Bıraktığını sandığın yerde
seni bekleyen bir geçmiş değil,
senden sonra devam etmiş bir hayattır.
Ve en ağır hakikat şudur:
Giden değişir, kalan da…
Bu yüzden hiçbir dönüş,
asla tam bir dönüş değildir.