Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
~ BÜTÜN GÜZELLİKLER GÖKYÜZÜNDE, ELBET BULUŞACAĞIZ BABA ~ - Sözümoki
29 Temmuz 2023, Cumartesi 23:36 · 417 Okunma

~ BÜTÜN GÜZELLİKLER GÖKYÜZÜNDE, ELBET BULUŞACAĞIZ BABA ~

Babam öldüğünde koskoca bir orman yanıyor du sanki, ama benim gözlerimden başka bir yerde su yoktu. Babama beyazın yakıştığını düşünürdüm ama kefenle gördüm babamı, o hiç yakışmadığını farkettim .
Sensizlikle beraber bir günü daha yokluğunla doldurdum sanki her kapıda seni görecekmişim gibi, senin çalacağın bir zili bekliyorum hâlâ ne o zil çalacak , ne de seni göreceğim kapıda. " Belki bir gün gelir" ümidiyle yıllardır seni bekliyorum. Evine git deseler mezarına gelirim, çık hava al deseler fotoğrafını açarım bendeki de böyle bir hasret işte.
Babam hiç umulmadık bir sabahın ilk saatlerinde gitti. Ne elveda, ne bir göz göze geliş, ne bir dokunuş hiçbir şey aniden bir ölüm, hayat bunuda gösterdi bana . Baba'nın çocuklarına öğrettiği, son şeyin babasızlık olduğu.
"Baba" diye seslendiğimde "efendim kızım" diyen babam yok artık. Keşke babam yanımda olsaydı dediğim o kadar cümlem var ki...

Haberi ilk aldığımda ağlayamadım ama başın sagolsun dediklerinde " nolur bir şey yapın gitmesin" diye diz çöküp hüngür, hüngür ağladım. Ben babamın adını mezar taşına yazdıkları günden beri bu yana iyi değilim. Herkes baba diye seslenirken ben ağlamamak için yukarı baktığımda babamın öldüğünü anladım ben. Babam gömülürken kalbimin bir parçasını mezarlıkta bırakıp yaşamaya çalıştım.

Babamın bir ceketi vardı, onu çok seviyordu hep onu giyerdi, giymediği zaman o ceket hep askıda olurdu o ceketin bana verdiği güven mutluluk çocuksu gelirdi. Sonra bir sabaha karşı babam gitti ve o ceket hep askıda kaldı.
" Bazıları babalarının gömleğini ütüler, bazıları ise mezar taşını temizler".

Senin yanında çocuktum senden sonra kaç yaş büyüdüm hesaplayamadım baba, kaç yaşına gelirsem geleyim baba sevgisine ihtiyacım var.

Babamsız 3. seneye ve aynı zamanda babamsız 3. doğum günüme giriyorum, keşke yanımda olsaydın babam. Belki yüz tane derdim var ama omzumda sadece yokluğunu taşıyorum baba. Mutluluktan ağlamam gereken yaşlarda öldüğüm için ağladım babam, sence bu çok ağır değil mi?
Omuzlarım da ölü bir çocukluk var kaldıramıyorum seninle ilgili bir şey konuşulurken boğazım düğümleniyor ağlıyorum hemen, en güçsüz olduğum konu sensin yaralandım baba gelip sana anlatamadım, mezar taşına dert yandım.

"Çaresizlik nedir bilir misiniz ? Çocuk neşesiyle eve gelip babanı evde bulamamaktır."

Ölüm ne kadar garip değil mi?
Bugün yanındasın yarın yok.
Bugün sarılabiliyorsun, yarın sarılamıyorsun.
Bugün görüyorsun, yarın göremiyorsun.
Bugün kokusunu alıyorsun, yarın belkide alamayacaksın.
Aslında ölüm aniden geliyor, ama hiç gelmeyecek gibi yaşıyoruz .


Ben bu yaşıma geldiysem senin sayende, her günüme şükür ettiysem senin sayende. Dokunmaya kıyamadığım, toprağını gözyaşlarımla suladım babam.


En çok canımı yakan şey, yanımda herkes baba derken ben, diyemememdi senden sonra ne oldu biliyor musun baba? Bir anda dünyaya sırtımı döndüm, umudumu kaybettim herkes vardı sen yoktun. Sensizliğe alışamıyorum çok zor geliyor, çabalamak bile güç istiyor artık kalbimin acıdığını hissediyorum. Seni çok özledim baba kavgalarımızı özledim, mutlu olan anılarımızı özledim, seninle uğraşmayı seni deli etmeyi özledim kısaca seninle olan her şeyi özledim ama gel diyemem çünkü bilirim istesemde gelemezsin .

Babamın sesini unutuyor gibiyim sadece anımsıyorum bu çok zoruma gidiyor . Babamın ayak sesi o kadar sessizdi ki gittiğini duyamadım. " Çiçekler nasıl kokar bilemem ama benim kalbim toprak kokuyor". Baba diyorum bir cevap alamıyorsun, en kötüsü de bir daha baba deyince ömür boyunca cevabını alamamak.

Toprağa emanetsin şimdi baba öldüğünü kabul etmemi istemiyorlar, sana söz veriyorum kalbimde yaşatacağım seni evin şımarık kızı seni daima yaşatacak.


Özlüyorum ama sarılabildiğim tek yer " mezar " ,
hissedebildiğim tek koku " toprak"...

Bazen kafam o kadar karışıyor ki, sanki babam yanımdayken yaşamıyordum. Geriye dönüp bakıyorum bir rüyaydı da uyanmışım gibi gibi hissediyorum. O kadar kötü bir hayata uyandım ki canım çok yanıyor. Gözlerimi kapatıyorum babamla yaşadığım yirmi üç yıl gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor. Tekrar uyuyup uyamamak istiyorum. Rüzgarda bir toz olmak, koskoca denizde bir su damlası yada hayatın ellerimizden kayıp gidişi yalnızca bir an , ölüm sadece bir an, sevdiklerimizin ölümü sadece bir an varlar ve yoklar. Bir dakika bile satın alamazsın, alamıyorsun. Babamı bir dakika bile görebilmek için nelerimi vermezdim canımı bile verirdim. Bir kaç bir şey var ona söylemek istediğim, söyleyemediğim mesela onu çok sevdiğimi. Zaten ben sevdiğimi söylemek konusunda biraz ketummuşum sonradan anladım.
Küçükken yola çıktığımız da "baba neredeyiz?"
derdim ve etrafa tabela olmasa da babam mutlaka bilirdi muhteşem bir şeydi bu . Şimdi etrafıma bakıp kayboldum diyorum.
Baba duyuyor musun neredeyim ben?




Yıllardır yanı başımdaki camide sela okunurken isim kısmına gelince, " hiçbir şey anlaşılmıyor" derken o gün sadece isim kısmını anladım iyi uykular babam.

Babamın küçük prensesiydim ben, sonra bir sabah gökyüzü çöktü üstüme bir daha nefes alamadım. Ben " babam soğuğu sevmez" dedim koltukta üstünü örterken, " babam soğuğu sevmez" dedim, morgun kapısında ağlarken.

İnsan her şeye alışır diyorlar ya, aslında öyle değil.
Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışamıyorsun. İnsanın babasının yokluğuna kaç kişi alışır ki? Alışamaz sadece katlanır.
Babamın ölüm günü anlatılınca herkesi susturuyorum onları dinlemek istemediğimi zannediyorlar ama ben dinlersem nefes alamıyorum bir kere değil her anlatıldığında kalbime bir şey saplanıyor, ve bu acıya daha fazla dayanamıyorum.
Bazı gidişler insanı çok yaralıyor. Kalbim, ruhum acıyor, nefes alamıyorum sanki göğsümde bir şey var içimi o kadar çok sıkıyor ki öleceğimi zannediyorum. Kimseye bir şey anlatamıyorum anlatsam kimse anlamıyor çok yorulmuş hissediyorum yaşamak çok zor geliyor. Sanki ruhum ölmüş ama hâlâ bedenim yaşıyor zaman hiçbir şeyi çözmüyor aksine daha da kötüleştim. Gelmeyecek birini beklemek çok zormuş herkes gider derdim ama babamın gideceğini aklıma hiç gelmemişti.
Baba demek; yutkunamadığın koskoca acı demek,
Baba demek; gidişini kabul edemediğin her gece rüyamda görürüm, sarılırım umuduyla uyumam demek . Ömür boyu kapanmayacak açık yara demek.
Baba demek; yetim kalmak demek, hayat demek, koskoca çınar demek.

Öyle bir acı bırakıp gitti ki babam, nefes alamıyorum ama yaşamıyorum içimde kocaman bir boşluk, dışarda hiçbir yere sığamıyorum. Ne olurdu ki, " Babaların mezarı kızlarının yanına alacağı kadar büyük olsaydı" .
En çok uzakları sevdim ben babam, o uzaklardan belki bir an olsun gelirsin diye varlığıyla dünyamı cennet eden, her anımda şükrettiğim adam, sol yanım, huzurum, kalbim. Yokluğuna sabretmek öyle zor ki...
Ben çok zorluklar gördüm ama babam hepsinin çaresini bulurdu. Hiçbir şey yapamaz beraber yapamadık diye güler geçerdik. Ben babasızlığımla, tek başıma kaldım ben bunla baş edemiyorum içimin acısı geçmiyor 3 yıl geçti acım aynı.

İçimde hiç bitmeyen bir umutsuz sen babam, gelemeyeceğini bile bile hep bekledim ve bekleyeceğim baba. Ben hiç gömmedim ve hiç unutmadım seni . Ben seni anmadan, benim sana içim yanmadan geçmedi hiçbir günüm. Çok özledim sol yanım çok özledim babam...

Bazı tarihler, bazı zamanlar hiç geçmiyormuş, mıh gibi aklında kurşun yemiş gibi kalbinde kalırmış.
Bir öteye gidemediğim tarih '28.11.2020' ömür götürdün.
" Tarih, zaman ne olursa olsun , bendeki tarih hep senin toprak olup, benim öldüğüm gün babam".

Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Şaheser denildiğinde hakkı konuda bir eser aklına geldi?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.