Toparlanıyor muyum,
yoksa içimde yavaş yavaş dağılıyor muyum
ben de bilmiyorum…
Ama herkesin görmediği bir savaş var içimde,
ve ben her gün
yeniden ayağa kalkmayı deniyorum.
Bazı sabahlar
gözlerim dünyaya geç kalmış gibi açılıyor,
bazı geceler
sessizlik bile omzuma ağır geliyor.
İnsan bazen en çok
kimseye anlatamadığı yerden yoruluyor.
Bir yanım hâlâ umut ekiyor toprağa,
bir yanım kurumuş dallar gibi kırgın…
Ama yine de vazgeçmiyorum;
çünkü insan tamamen bitse bile
alışkanlık gibi devam ediyor yaşamaya.
Kimse bilmiyor içimdeki fırtınaları…
Gülüşümün altında kaç enkaz sakladığımı,
“iyiyim” derken
kaç parçayı birbirine tutturmaya çalıştığımı…
Belki toparlanmıyorum,
belki sadece dağılırken
kendimi taşımayı öğreniyorum.
Ve belki de gerçek güç budur;
kırık hâlinle bile
hayata devam edebilmek…
Çünkü bazı insanlar
kazandığı için değil,
yıkıldığı hâlde hâlâ yürüdüğü için güçlüdür.