Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
16 Eylül 2018, Pazar 22:58 · 306 Okunma
ÇAKIL TAŞININ HİKAYESİ - Sözümoki

ÇAKIL TAŞININ HİKAYESİ


Zamanın birinde küçük bir çocuk, deniz kenarına dolaşmaya gider. Dalgaların kıyıya vurmasını seyrederken hayallere dalar. Ayaklarının ucuna küçük bir çakıl taşı gelir. Taşı eline alır ve dikkatle inceler.
Bu, diğer taşlara hiç benzememektedir. Bir kaç tane farklı taşın karışımından oluşmuş, dalgaların aşındırmasıyla da bambaşka bir şekil almıştır.
Bir süre daha sahilde dolaştıktan sonra taşı alıp cebine koyar ve eve döner. Taşını odasının en güzel ve sürekli görebileceği köşesine koyar küçük çocuk.
Bir gün yatağına uzanmış, ellerini başının altına almış bir şekilde hayallere dalar. “Keşke bir tane bisikletim olsa" deyip mavi bir bisikleti olduğunu, onunla gönlünce gezdiğini hayal eder. Yüzünde tatlı bir tebessüm oluşur.
Gülümseyen sevimli yüzü bir süre sonra mutsuzlaşır. Kendi kendine; “Ama benim bisiklet alacak param yok ki!” diye mırıldanır. “Değerli bir eşyam olsa da onu satıp bisiklet alsam" diye düşünürken birden aklına en değerli şeyi olan çakıl taşı gelir.
Yatağından fırlar ve dolabının rafında özenle muhafaza ettiği taşını alarak doğru kuyumcuya gider. Kuyumcu, kıyafetinden ve tavırlarından varlıklı biri olduğu belli olan bir bayan ile ilgilenmektedir.
Yavaşça yanlarına sokularak; “Amca! Ben bu taşımı satmak istiyorum. “ der. Kuyumcu gülümseyerek çocuğun yüzüne bakar; “Taşını satıp da ne yapacaksın bakalım küçük bey?” diye sorar. “Kendime, her gün hayalini kurduğum mavi bisiklet alacağım.” der çocuk gözleri parlar bir şekilde.
Kuyumcu, çocuğun elinden taşı alır ve incelemeye başlar; birden kahkahayı basar. “Evladım! Bu basit bir çakıl taşı, değeri yok, para etmez ki bu. Beni meşgul etme, müşterim var!” der.
Küçük çocuğun bütün hayalleri yıkılmıştır. Tam taşını kuyumcunun elinden alıp çıkacakken, bütün olan biteni izleyen bayan müdahale eder. “Yavrum bak bakayım bana. Taşını ver de bi inceleyeyim.” Der. Küçük çocuk çakıl taşını şaşkınlıkla bayana uzatır.
Bir süre inceledikten sonra çocuğa dönerek; “Ben bu taşı çok beğendim ve satın almak istiyorum.” Der. Küçük çocuğun ağlamaklı gözleri yeniden sevinçle parıldar.
Kuyumcu; “ Ama hanımefendi! O taşın hiçbir değeri yok ki. Sizin bir işinize yaramaz.” Der. Kadın küçük çocuğun gözlerinin içine bakarak; “Bu basit çakıl taşının hiçbir maddi değeri olmayabilir ama küçücük bir çocuğun kocaman hayallerini barındırıyor. Bu yüzden bu vitrindeki bütün taşlardan daha değeridir.” Der ve çocuğa yüklü bir miktar para vererek oradan ayrılır.
Hikayede de bahsedildiği gibi; hayallerimizi yalnızca kurmakla kalmamalı, harekete geçmeliyiz. Çünkü hayatımızda gerçekleşecek hiçbir güzellik bize altın tepside sunulmayacaktır. Hayallerimiz için azim ve sabır ile çalışır çabalarsak onları elde edebiliriz.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
  • Selin Sabcıoğlu
    Selin Sabcıoğlu Çok anlamlı bir hikaye. Hayaller gerçekleşince güzeldir. Tabi dediğiniz gibi bunun için de emek vermek gerekir.
    18 Eylül 2018, Salı 00:40
  • Neşe  Kayan
    Neşe Kayan Teşekkür ederim Selin Hanım. Kesinlikle öyle...
    20 Eylül 2018, Perşembe 00:25
  • Selin Sabcıoğlu
    Selin Sabcıoğlu Rica ederim Neşe hanım
    22 Eylül 2018, Cumartesi 18:40
Yazarın diğer paylaşımları;
Genellikle diline dolanan şarkı?
Sözümoki © 2019 - V.8   Giriş   Kayıt   Üye Kitapları   Üyelik Sözleşmesi   Gizlilik ve Güvenlik   Satış Sözleşmesi   Teslimat Koşulları   Çerez Politikası   Garanti, İade Koşulları   İletişim   Mağaza   Destekçilerimiz →