Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Cinayet 2 - Sözümoki
30 Ağustos 2022, Salı 01:59 · 52 Okunma

Cinayet 2

Damla damla yere akıyordu, masada devrilmiş şişesinden bira. Selçuk onu seyrederken kafasını yaslamış masaya. Annesini geçmişi düşünür, geçmişteyken geleceği düşünüşünü özlerdi.

Bu dokunulmaz ânı bir kapı sesi bozmuş Selçuk yakalanmış alelacele etrafı toplamaya girişmiş ancak etrafa daha dikkatli bakınca buradan da kurtulamam diye düşünmüş elindekileri de bırakmıştı.

Leyla odaları teker teker dolaşıyor solana gelene kadar korktuğu gibi olmamasını istiyor bunun için tanrıya yalvarıyordu. Salona girdiğinde Selçuk tek kişilik bir koltukta onu bekliyor, karşısındaki çift kişilik deri koltukta yarı baygın kadın yeni yeni ayılıyor çıplak vücudunu örtmeyi akıl edemiyordu.

Leyla seviyordu Selçuk’u, bu yüzden sessizce geldiği gibi gitti. O defteri kapattım artık diyor içindeki tufanı dindiriyordu.

Selçuk adını bile hatırlamadığı kadını süzüyor. Leyla’ya yaptığı şey için kendine kızıyor. İyi halt yedin be oğlum diyerek boş bira şişelerini ağzına götürüp yokluyordu.

Leyla ile bütün ilişkisi son bir ayda alt üst olmuş, bunun nedeninin amcasının tahliye olacağı haberi olduğuna karar vermiş. Artık yalnızca annesinin ölümünden değil sevgilisi ile olan problemlerinden de Mehmet’i sorumlu tutmuştu.

Leyla’yı daha fazla üzmek istemiyor bu yüzden aramıyor peşinden koşmuyordu. Bütün bunların intikamını amcasından almak işine geliyordu.

Bizim insanımız kolay unuturdu kötü şeyleri. Hatırlamak istemez keyfini kaçırmazdı. Ama iyi bir şey yaptı mı işte ondan sonra onun hayatı odur, nerde ne olursa olsun her sözde lafı oraya getirir, kendiyle övünür bizim insanımız, bilse de bilmese de konuşurdu da . Fatma böyle yetiştirmemişti oğlunu. Selçuk biraz da babasız büyüdüğünden etkilenmemişti böyle hayattan. O bilmediğinde susar ve sorardı. Pek inançlı sayılmazdı ama inandığına da ölümüne savunurdu. Bir keresinde üniversite etkinliği olarak bir münazaraya katılmış konuşma boyunca bilmiyorum kelimesini kullanan tek katılımca olmuştu. Edebiyat profesörü Murat onun için bilmediğini bilen aydın bir genç demişti. Ancak okula devam etmemiş Siyasalı ikinci senesinde bırakmıştı.

Kötü şeyler yaşadıkça insan alışırdı, sonra ya unuturdu ya da öylece devam ederdi bir ölü gibi hayatına. Selçuk ölü gibi devam edenlerdendi. Annesinin ölümünü atlatamamış, Leyla ile tanışana kadar o acıya mahkum olmuştu.

Ara ara annesi ile yaşadığı mahalleye gider, bazen Leyla da ona eşlik ederdi. Eski günlerin acısını tazeler o günleri tekrar yaşardı. Leyla ile birlikte seyrekleşip azaldı bu adeti. Kimi zaman Leyla’yı annesine benzetir, bu onu korkuturdu, annesini özlediğini fark eder bu hasretle Leyla’ya daha da bağlanırdı. Kimi zaman da Leyla bir tanrıça gibi gözükür, kendine hayran bırakan bir güzellik ve otoriter bir kararlılıkla Selçuk’u çok farklı dünyalara taşır istediği gibi kontrol ederdi. Selçuk onun bu haline aşıktı. Hayatında Leyla’dan başka bir kadınla birlikte olamayacağının kararını vermiş. Leyla’yı da buna ikna etmişti.

Bir saat boyunca aramasına rağmen içecek alkol bulamayınca evinde, ismini aradan geçen saatte bile anımsayamadığı kadını iyice ayılmış kendisine küfürler ederken gördü. Madem sevgilin var şerefsiz sözlerini duydu. Selçuk’u iyice ayıltan şey ise o kadından yediği tokat oldu.
Kapının sertçe kapanmasından kadının evi terk ettiğini anlayan Selçuk güne yalnız devam etmeye niyetlenmişti, Sokak başındaki büfeden içkiler istemiş evinin salonuna güzelce kurulmuştu. Hem Leyla’ya içecek hem annesine hem de kara bahtına. O dakikalar da çalan bir telefon planlarını bozdu. Tanımadığı numaradan gelen çağrıyı kimsin sözüyle açtı.

Ben Ali’yim Selçuk hatırladın mı?
Yok kardeşim tanımıyorum ben Ali falan git işine.

Yahu Selçuk Avukatınım ben, ayrıca işimsin sen, amcanla ilgili gelişmeler var haber ver demiştin.

Önlerindeki gün tahliyesi vardı Mehmet’in, Ali yalnızca bunu söylemedi. Çıkacağı cezaevinin yeri çıkış saati ve benzeri şeyleri de geveledi ağzında.

Selçuk yıllardır beklediği haberi almış çılgınca koşarak dairesinden çıkmış, apartmanın merdivenlerinden koşarak inerken elinde poşetlerle merdivenleri tırmanan bakkalın çırağını da işinden etmişti.

Sokakları tazı gibi koşarak geçiyor aklında arkadaşının arabası ile amcasının tahliye edileceği şehre gitmek geçiyordu. Arkadaşını sokağına kısa sürede ulaşmış kapısını çalıyordu.

Açılan kapıdan anahtarı alıp arabaya binmesi. Arkadaşının hiçbir sorusunu duymaması, şuurunu kaybetmiş olduğunu gösteriyordu.

Arkadaşı Cevat Leyla’yı durumdan haberdar etti. Bu durum üzerine Leyla’da Selçuk’un peşine düştü. Korkunç bir ağrı hissediyordu yüreğinde, sabah kendisini başka bir kadınla basmış olduğu Selçuk’un peşinden gidiyor onun için endişeleniyordu. Bu durumun onu ne kadar yaraladığını bilse de ona olan aşkının büyüklüğü karşısında acı ile kıvranıyordu.
Selçuk otoyola çıkmış akılını kaybetmişçesine sürüyor denk gelen şoförler onu korna sesi ile ayıltıyor, yol ortasında tartışıp kavga ediyorlardı, bir yandan da Mehmet’le arasındaki mesafeleri daraltıyordu.

Bir taraftan da Leyla sevgilisine yetişmek için hız sınırını aşıyor aşkına ulaştığında onu affetmeye hazırlanıyordu. Bu hazırlık ve duygu karmaşası ağır bir bedeli Leyla’ya ödetecekti.

Selçuk rutin bir trafik kontrolüne yakalanmış para cezası kesilmişti ancak bu duraksama Selçuk’a düşünmek için fırsat tanımış, o esnada kendisi de ne yaptığını anlamlandıramamış. Kimden nasıl bir intikam alacağını anlamsız bulmuştu. Buna değmeyeceğini düşündü. İçinden Leyla’yı aramak özür dilemek yalvarmak geçti. Yaptığının yeni farkına varmış gibi korkunç bir rahatsızlık ve huzursuzluk hissetti.
Bu anda polis memurunun telsizinden geçilen bir anons dikkatini çekti, e- seksen kınalı istikametinde kaza yakın ekipler bölgeye intikal etsin. Aynı yolda olan Selçuk kendisine de garip gelen bir merakla sordu memura.

Hayırdır memur bey ne olmuş
.
Kaza işte kardeşim kadın değil mi verirsen ehliyeti düz yolda da kaza yapar işte.

Selçuk bütün merakını gidermiş yolun ilk dönüşünden evinin yolunu tutmuş. Leyla’dan nasıl özür dileyeceğini düşünüyordu.

Abdullah Tozlu

Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Samuraylar hakkında ne düşünüyorsun? Samuray olmak ister miydin?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.