Erken büyümek zorunda kalmış bir erkek,
dünya onun omuzlarına ağır gelmiş.
Oysa çocuk kalbi hâlâ içindedir,
sessiz, kırılgan, kendi küçük dünyasında saklı.
Ve çocuk gibi hissettiği yere
fazla bağlanır…
Bir sokak, bir bahçe, bir ağaç…
Hatıraların kokusu, eski kahkahaların yankısı
ona evini, kendini hatırlatır.
Büyümek öğretir sorumluluğu,
ama unutmaz kalbinin kırılganlığını.
O yüzden bir köşeye çekilir,
dünyadan çok, çocukluğuna bakar.
Bağlanır oraya, sıkıca,
çünkü o küçük yer,
bütün kayıpların ve yorgunluğun
sessiz tedavisidir.
Ve anlar insan:
Ne kadar büyürse büyüsün,
içindeki çocuk
en çok sevdiği köşede bekler,
ve onun için hâlâ orası
dünyanın en güvenli yeridir.