İntihardan bahsedenleri ciddiye alın.
Çünkü bu sözler çoğu zaman bir tehdit değil,
taşıyamadıkları bir yükün fısıltısıdır.
İnsan, yaşamak isterken ölümü anıyorsa,
orada duyulmayı bekleyen bir acı vardır.
Bazıları açıkça söyler: “Dayanamıyorum.”
Bazıları şakayla örter, cümleyi gülüşe saklar.
Bazıları susar ama kelimeleri karanlıklaşır.
Hepsi aynı yere çıkar:
Görülmek, anlaşılmak, tutulmak istemek.
“Dikkat çekiyor” deyip geçmeyin.
Dikkat, bazen hayatta kalmanın son kapısıdır.
“Abartıyor” demeyin.
İnsanın acısını ölçen bir cetvel yoktur.
Birinin dayanabildiği şey,
başkasının kırıldığı yerdir.
Bir kelime, bir mesaj, bir bakış
hayatla ölüm arasındaki çizgiyi kalınlaştırabilir.
“Buradayım” demek,
“Yalnız değilsin” diye omuz vermek,
susarken yanında durmak…
Bazen tedavi kadar iyileştirir.
İntihardan bahsedenleri ciddiye alın.
Çünkü konuşuyorlarsa,
içten içe yaşamak istiyorlardır.
Ve bazen bir insanı hayatta tutan şey,
tam zamanında ciddiye alınmış
bir cümledir.