Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Değiştirmeye Çalışmak - Sözümoki
13 Eylül 2021, Pazartesi 08:58 · 78 Okunma

Değiştirmeye Çalışmak


Günümüzde çok sık konu olmaya başlayan "değişmiyorsa güle güle" , "benim istediğim olmazsa biter", "benim kız arkadaşım/erkek arkadaşım şunu giyemez, buraya gidemez, bunu yapamaz." Pardon da siz kimsiniz? Nesiniz? Ne gibi bir özelliğiniz var da hayatınıza aldığınız insanları değiştirmeye çalışıyorsunuz. Bununla ilgili kısa bir hikaye anlatmak istiyorum.

Bahar esintilerinin de olduğu bir konser akşamında Serkan ve Dilek adında iki genç arkadaşımız konser alanında yan yana söylenilen müziklere eşlik ediyorlarmış. Dilek, konseri videoya alırken bir anda telefonu elinden kaymış ve yere düşmüş. O sırada bunu fark eden Serkan, tüm iyimserliği ve ani refleksiyle telefonu alıp Dilek'e verirken göz göze gelmişler. Valla ben sizi bilmem ama ilk görüşte aşka inanıyorum. Bir göz göze gelmeyle veya bir gülümsemeyle frekanslar uyabilir, uymayabilir veya sadece arkadaşça da konuşulabilir. Serkan ve Dilek'in ise o anki frekansları uymuş, sevgi kıvılcımları oluşmaya başlamış. Bu arkadaşlarımız konser esnasında birbirleriyle konuşmaya başlamışlar, birbirlerinin esprilerine gülmüşler, sohbetlerine uyum sağlamışlar ve en son olarak iletişim numaralarını paylaşmışlar. Konser akşamından sonra her gün buluşmaya başlamışlar. Yine gülmüşler, eğlenmişler, gezmişler ama bir yerden sonra ince bir kırılma noktası oluşmaya başlamış. Birlikteliklerinin 2. ayında Serkan Dilek'in kıyafetlerine, davranışlarına her şeyine karışmaya başlamış ve en sonunda Dilek'in tüm özel alanına hakim olmaya başlamış. Dilek'te aynı şekilde Serkan'ı kısıtlamaya, nereye gittiğine, ne zaman neredeyse ona haber vermesini söyleyerek Serkan'ın tüm özel alanını işgal etmeye başlamış. Eee, bunları yaparken bütün neşeleri, enerjileri, esprileri her şey bir anda son bulmuş. Günün her saati kavga etmeye, hakaret etmeye ve en kötüsü de birbirlerinin değerlerine saygısızlık etmeye başlamışlar. Böyle böyle 4 ay kadar bir süreyle birbirlerinin tüm o pozitif enerjileri tamamen negatif olmaya başlamış ve ne kadar toxic özellikleri varsa dışarıya yansıtmaya başlamışlar. Sonuç olarak artık ayrılmaya karar vermişler ve çiçekli, böcekli, kuş cıvıltıları olan kalplerindeki aşk bahçelerini, tamamen kaosun hakim olduğu, simsiyah kara bulutların dolaştığı bir savaş alanına çevirdikten sonra birbirlerine olan öfkeleriyle, nefretleriyle tamamen yangın alanına dönüştürmüşler. Son olarak da bu iki genç artık tüm hayatları boyunca birbirlerini nefretle anmaya başlayacaklar.

Sizce tüm bunlara gerek var mıydı? Serkan ve Dilek ilk başta birbirlerini oldukları gibi kabul edip daha sonradan da değiştirmeye çalışmakta haklı mıydılar? Birbirlerinin değerlerine saygısızlık etmeleri ne kadar doğruydu?

Bence hepsi tamamen yanlıştı. Siz birisini görüp arkadaş veya sevgili oluyorsanız. Onu ilk başta gördüğünüz ve beğendiğiniz için değil mi? Eee beğendiğiniz ve sevdiğiniz tatlı bir meyveyi neden tuza banıyorsunuz? Hayran olduğunuz lunaparkı neden yıkmaya çalışıyorsunuz? Eğer siz bir insanı olduğu gibi kabul etmiyorsanız onu gerçekten sevdiğinizi düşünmeniz yanlış. Çünkü bu doğada ki her şey, her canlı sevdiği varlığa tutunur ve onu korumaya çalışır. Sizinki ise maalesef ki korumak değil tamamen yakıp kül etmek.

Hayatınıza aldığınız insanları oldukları gibi kabul etmeniz dileğiyle...






1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Tembellik yapmamamız için bize taktik ver?