Beni de yazdıklarımı da umursamayın lütfen. Anlatacak kimsem yok, ben de buraya bir şeyler yazıp rahatlıyorum. Yazdıklarım kadar karamsar bakmıyorum hayata, çok mutlu olduğum anlarım da az değil sonuçta.
Her Mersine gittiğimde ailemin yanına ve her defasında yapayalnız döndüğümde Eskişehir'e aynı karmaşayı yaşıyorum. Sürekli bir bölünme, sürekli bir yerini arama isteği, nereye aitim onu bulamamak, her mevsimi bu ayrılıklarla sonbahar şeklinde yaşamak, kolay değil ben gibi ruhların konaklaması bir yere....
Eeee sonra ülkenin durumu da ortada, her gün bir şeye kederlenip duruyorum, yaşlandım zaar, hevesim de yok, ölüyor muyum ne? Nezaketsizlik sarmış her bir yanı, bataklıkta bir nilüfer gibiydim eskiden, bataklıkta kala kala, nilüferliğim falan kalmadı benim. Güzel günler gelmeyeceği kesin çünkü bizim ona adım atacak gücümüz bile yok.
Çpk özür dilerim umut dolu bir şeyler yazacaktım aslında içim kederlenince, ee günün anlam ve önemi de ortadayken, benden umut falan çıkmaz....