Bir zamanlar yükümü unuttum,
Omuzlarımdaki acıyı susturdum.
Çünkü senin gözyaşın, benim yüreğime ağır gelmişti. Kendi gecemi bırakıp, Senin sabahın olsun diye ellerimi semaya açmıştım.
Adını dualarımın en temiz yerine yazdım,
Kendim için istemediğim güzellikleri senin için diledim. Ben eksik kalmaya razı oldum,
Yeter ki sen tamam ol diye...
Meğer bazı insanlar,
Kendileri için edilen duaların kıymetini bilmezmiş.
Onlar, gölgesinde dinlendikleri ağacı keser,
Kendileri için gözyaşı dökeni ilk fırsatta unuturmuş.
İhanet, sadece sırtından vurulmak değildir;
Bazen en büyük ihanet,
Senin sessizce ettiğin duaları
Hiç edilmemiş gibi yaşamaktır.
Yine de pişman değilim...
Çünkü ben duayı insan için değil,
Vicdanım için ettim.
Ben iyiliği karşılık görmek için değil,
İnsan kalabilmek için seçtim.
Bugün geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki;
Kaybeden, sevgiyi veren değil,
O sevgiyi hor görenmiş.
Çünkü edilen her samimi dua,
Bir gün mutlaka sahibine huzur olarak döner.
Ve eğer bir gün yollarımız yeniden kesişirse,
Sana kırgınlığımı değil, sessizliğimi bırakacağım.
Çünkü bazı insanlar,
Kendileri için edilen duaların değerini ancak
O dualar eksildiğinde anlar.