Anlamak için yaklaşmak yetmez,
bazen durmak gerekir;
adımların gürültüsü susmadan
kalbin fısıltısı duyulmaz.
Her şeye temas eden eller
her zaman hakikati tanımaz,
kimi sırlar mesafede açar kendini,
yakınlıkta değil, sükûtta.
Durursun…
Zaman akmayı unutur bir an,
sözler geri çekilir,
geriye yalnızca niyet kalır.
İşte o an anlarsın:
Bazı yaralar dokunuldukça derinleşir,
bazı insanlar beklendikçe uzaklaşır,
bazı gerçekler ancak bekleyene görünür.
Anlamak;
ileri atılmak değil her zaman,
bazen bir adım geri çekilip
hayatın ne söyleyeceğini dinlemektir.