Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
23 Aralık 2018, Pazar 21:38 · 239 Okunma
ELMAS İLE KÖMÜR - Sözümoki

ELMAS İLE KÖMÜR


Allah (c.c) yerin altında binlerce maden yaratmıştır. Günümüzde takı olarak kullandığımız bu değerli taşlardan en bilinenleri; akik, kehribar, zümrüt, yakut, elmas gibi değerli taşlardır. Bu değerli taşlar bünyesinde çeşitli mineraller barındırdıkları için, maddi ve manevi bir çok rahatsızlığa da iyi geldikleri bilinmektedir.
Ben bugün, başlığımızdan da belli olduğu üzere iki madenden bahsetmek istiyorum. Büyük mütefekkir Muhammed İkbal, elmas ile kömürden şu şekilde bahsetmiştir:
Madende kömürle elmas tartışmaya başladı. Kömür elmasa dedi ki: "Ey ebedi parıltıların cilvesi. Bizim özümüz bir, evrende kökümüz birdir. Ben neden madende siyah yüzlüyüm, sen, niçin şahların başında parlayan taçsın?”
Elmas dedi ki: "Ey ince gören arkadaşım, eğer parıldıyorsam pişmem asırlar aldı. Var gücümle savaştım ve taş gibi olgunlaştım. Vücudum pişmeseydi hiç parlar mıydım ve göğüslere nişan olarak takılır mıydım?
Sen, eğer alçalmışsan pişmemişliğindendir. Sen eğer ezilmişsen yumuşaklığındandır.
Elmas ve kömür ikisi de saf karbondan oluşmuştur. Fakat birisi yer yüzüne daha yakın, daha kısa zamanda ve daha kolay şartlarda yetişmiştir. Diğeri ise yerin en derin tabakalarında, en sıcak ve sıkışık ortamda ve uzun yıllarda yetişmiştir.
Biz insanlar da hepimiz aynı maddeden yani topraktan yaratıldık. Fakat kimimiz hiç pişmeden, olgunlaşmadan, hayattan dersler almadan yetiştik; kimimiz ise yıllarca, büyük bir sabırla pişerek yetiştik.
Elmas misali parlayan, etrafına ışıklar saçan insanlığa faydalı birer maden olabilmek; neslimizi de bu şekilde yetiştirebilmek dileği ile...



Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Genellikle diline dolanan şarkı?
Sözümoki © 2019 - V.8   Giriş   Kayıt   Üye Kitapları   Üyelik Sözleşmesi   Gizlilik ve Güvenlik   Satış Sözleşmesi   Teslimat Koşulları   Çerez Politikası   Garanti, İade Koşulları   İletişim   Mağaza   Destekçilerimiz →