Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
20 Temmuz 2020, Pazartesi 11:11 · 47 Okunma
EPİKTETOSUN ÖĞRETİSİNİN HAKLILIĞI - Sözümoki

EPİKTETOS'UN ÖĞRETİSİNİN HAKLILIĞI

"Kimseyi yüceltme,kimseyi yerme" demişti Epiktetos. Herkes,kendi yaşam serüveninin gereğini yaşıyor,bu yüzden hiç bir emeği yüceltmeye ve hiç kimseyi aşağılamaya gerek yok demişti. O zamanlar bunun çok saçma bir felsefe olduğunu düşünmüştüm. Tamam,aşağılama ve yerme konusunda haklı fakat insan,ilgiye,değer görmeye muhtaç bir varlık. Eğer biz,verilen her emeği değersizleştirirsek,sevdiklerimizi incitmiş ,motivasyonlarını yok etmiş oluruz diye düşünmüştüm.

Fakat bu öğretinin biraz eksik versiyonunu çok güzel uygulayan sevdiklerim var hayatımda. Onlara duyduğum sevgiyi tüketmek üzere olanlar. Bütün emeklerimi gamsızca hiçe sayıp,en ufak hatamı duvara asan,çığlık çığlığa bağıran sevdiklerim. Hâlâ sevmek için direttiklerim. Ya da bilmiyorum,sevmeye mecbur hissettiklerim. İçi dışı bir olanların hissettiği türden bir mecburiyet bu. Hissetmediği hiç bir duyguyu gösteremeyenlerin,fakat göstermek zorunda kalanların hissettiği bir mecburiyet.

Hissettiğim her acıda olduğu gibi,kalbim sıkıştı yine. Biraz oksijene ihtiyaç duyup,kendimi attığım sokakta oksijen de sıkışan göğüs kafesimle iş birliği içindeydi sanki. Orada ölseydim,arkamdan ne derlerdi acaba. Raporumda "aşırı değersizlikten öldü" yazar mıydı? Hissedilen değer kaybı bir insanın canını alabilir mi? Böyle bir deneyimi henüz tecrübe etmedim,fakat duygularımı,yaşama arzumu,hislerimi kısacası beni ben yapan herşeyi alıp götürdüğünü hissedebiliyorum. Eğer böyle bir rapor yazılsaydı,muhtemelen arkamdan herkes kendi sevdiklerine,eşlerine,yetiştirdikleri çocuklara "bak görüyor musun,aşırı hassas olup herşeyi derinden hissedersen sonun böyle olur. O yüzden hiç bir şeyi kafaya takmayacaksın " gibi öğütler verip,daha duygusuz,daha anti empatik bir toplumun temellerini inşa etmeye başlarlar. Ve bir şekilde kırıldığını,incindiğini ifade eden herkesi afaroz ederler. Çünkü o kişi toplum normlarını bozup,insanlara gizledikleri duygularını hatırlatıyordur. Yalnız sorun şu ki,hassas kalpler için cehennem olan bu dünyada herkes kendi kalbinin hassas olduğunu ileri sürüyor. Nice kalpler kıran,yuvalar yıkan,savaşlara sebep olan insanların kendi temiz kalplerini nasıl ballandıra ballandıra anlattıklarına tanık oldum kaç defa. Belki de hassas kalp diye bir şey yoktur. Yaşanılan deneyimin,hissettiğimiz yıkım gücü vardır. Dünya sizin başınıza yıkılırken hayat bir yerlerde,birileri için akmaya devam ediyordur. Belki de Epiktetos gerçekten haklıdır. Hiç kimseyi,hiç bir deneyimi yermemek,yüceltmemek sadece yaşamak lâzımdır.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Sana mucize gibi gelen bir olaya tanık oldun mu? Nasıl bir deneyimdi?