Yollarda eksildim, sustum, yoruldum,
Her adımda biraz kendimden oldum.
Geceler içime çöktü usulca,
Ben eve değil, kendime döndüm sonunda.
Bir zamanlar “ev” sandığım yerler vardı,
Kapısında umut, içinde sevda.
Meğer insan bazen bir eve değil,
Kendisinden kalan son yere sığınıyormuş hayatta.
Yolda parçalanmak kolaymış meğer,
Zor olan kırıklarını toplamaktı.
Herkes “geçer” dedi, kimse bilmedi;
Bazı yaralar geçmez, insan onlarla yaşamayı öğrenirdi.
Güneş her akşam aynı yere batıyor,
Ama her sabah başka bir insan uyanıyor.
Ben de kaç kez öldüm o sokaklarda,
Kaç kez sustum, kaç kez yeniden doğdum.
Şimdi eve dönmek ne ifade eder ki,
Eğer içimde dönecek bir “ben” kalmadıysa?
Bazen insan kapısını değil,
Kalbini arar gece karanlığında.
Anladım ki
Bunca yoldan sonra mesele eve varmak değilmiş.
İnsan, kendini kaybettiği yerden dönüp
Kendi kalbine yeniden varmalıymış.