Bir kadın vardır,
sessizce izler hayatı,
her bakışta, her sözde
gerçeği arar…
Zaman geçer, anlar çoğalır,
gözleri açılır, kalbi büyür.
Ve o an gelir:
her şeyin farkına vardığında,
isteyeceği tek adam
en çok incittiği kişi olur.
Çünkü sevgi, bazen kördür,
ve en derin yara
en çok güvendiğin ellerden gelir.
Ama kadın, yıkılmak yerine
öğrenir, seçer, sabreder.
O adam artık sadece bir gölge,
geçmişin ağırlığıyla dolu bir isim.
Ama kadın, içindeki ışıkla
yeniden doğar,
ve bilir:
gerçek özlem, inciteni değil,
kendi huzurunu aramaktır.
En çok istediği adam,
en çok kıran olsa da,
güçlenen kalbiyle
hiçbir yaraya mahkûm değildir artık.