Bazı insanlar vardır…
Kendi yarasını gizleyip
başkasının gülüşüne merhem olur.
Herkes tamamlansın diye
kendinden eksilir usulca…
Kimse görmez onların
içinde kopan fırtınaları.
Çünkü onlar,
susmayı sadakat sanır,
katlanmayı sevgi…
Sonra bir gün gelir…
En çok emek verdiği yerden kırılır insan.
Bir “iyi ki varsın” beklerken,
yok sayılmanın soğuğunda üşür.
İşte o an öğrenir;
feda edilenlerin değeri
çoğu zaman yokluğunda anlaşılırmış…
Ve insan,
kendi kalbini hiçe saydıkça
başkalarının gözünde sıradanlaşırmış.
Bir dal nasıl ki
fazla yükten kırılırsa,
bir yürek de
hep veren tarafta kalınca yorulur.
Bu yüzden bazı vedalar
gitmek için değil,
kendini yeniden bulmak içindir…
Çünkü heba edilen bir sevgi,
en sonunda sessizce
veda etmeyi öğrenir…