Yıkıldı evler, sustu saatler,
Gökyüzü küle boyandı bir an.
İnsan, en çok da sessizlikten korktu,
Çünkü acı, sesini kaybedince ağırlaştı.
Ama bak…
Karanlık sandığımız şey,
Aslında toprağın tohumu sakladığı andı.
Her felaket, biraz da
Sabırla yazılmış bir başlangıçtır.
Kırılan her şey yok olmaz,
Bazısı ışığı daha iyi geçirmek için çatlar.
Gözyaşı, yeryüzünün duasıdır;
Düşer ve toprağı uyandırır.
Sonra bir sabah,
Güneş suçluluk duymadan doğar.
İnsan yeniden gülmeyi öğrenir,
Gülmek hâlâ mümkündür diye şaşırarak.
Ve anlarız:
En uzun gece bile
Sabaha dair bir sır saklar.
Felaketten sağ çıkan kalp,
Güzel günleri daha derin sever.
Çünkü umut,
Yıkıntıların arasından yürümeyi bilenlerin
En sessiz zaferidir.