Herkesin çiçeği aynı vakitte açmaz. Kiminin sabrı uzun, kiminin gecesi derindir. Kış, bazı yüreklerde erken çekilmez; çünkü orada sınanacak bir güç, pişecek bir sükûnet vardır. Soğuk, sadece üşütmez; kökleri sağlamlaştırır, kırılacak dalları önceden ayırır.
Geç gelen bahar, eksiklik değildir. O, aceleye gelmeyen bir rahmettir. Karın altında filizlenen tohumlar, sessizce öğrenir beklemeyi. Kimse görmezken büyürler; alkışsız, tanıksız… Sonra bir gün, herkes “nasıl oldu bu?” diye sorar. Oysa olmuştu; sadece zamanını beklemişti.
Unutma, dağlar sabrı bilir. Rüzgârla konuşur, fırtınayla anlaşır. Bahar geldiğinde ise coşkuyla değil, vakarla yeşerirler. Çünkü geciken her güzellik, biraz daha kalıcı olur.
Ümidini yitirme.
Belki senin baharın geç geliyor; ama geldiğinde, ertelediğin tüm çiçekleri aynı anda açacak kadar güçlü geliyor.