Kim demiş geceler sessiz diye…
Gece dediğin,
insanın kendinden kaçamadığı yerdir.
Gündüz herkes güçlü görünür;
kahkahalar saklar kırıkları,
kalabalıklar susturur iç sesi.
Ama gece…
gece olunca insanın içine
kim varsa geri gelir.
Bir cümle gelir mesela,
yıllar önce duyduğun…
Tam uyuyacakken oturur başucuna.
Bir yüz belirir karanlıkta,
unutmaya çalıştığın biri
yeniden gözlerine bakar.
Ve insan anlar;
dışarıdaki sessizlik değilmiş mesele…
Asıl gürültü,
kalbin içinde kopanlarmış.
Bazıları yatağa başını koyunca uyur,
bazılarıysa
anılarıyla sabaha kadar konuşur.
Kimsenin bilmediği savaşlar verir insan
kendi zihninin içinde.
Çünkü gece,
herkesi kendine bırakır…
Ve insan en ağır yalnızlığı
kalabalıkta değil,
kendisiyle baş başa kaldığında yaşar.
Bir ateş yanar uzakta belki,
ama insanın içindeki yangın
ondan daha sıcak,
ondan daha karanlıktır.
Bu yüzden ben
gecelerin sessiz olduğuna inanmam…
Çünkü bir insan
en büyük çığlığı
kimse duymuyorken atar.