Izdırabın naif kollarını sırtımdan sıyırıp geldim sana
Paçama pranga sensizliği, vuslatla avuttum.
Aklar düştü saçlarıma, yaşımı büyüttüm.
Belki sen de bekliyorsun diye geldim sana.
Hazırladım mezar taşımı, yazdım adımı.
Usul usul, sözlerinle kazdım toprağımı.
Ardıma aldım bulutları, fırtınamı
Tabutuma omuz verirsin diye geldim sana.
Kasa kasa karanfiller getirdim, birbirinden renkli.
Ekersin toprağıma, beni anlarken dertli.
Azrail’i koluma taktım, göze aldım geldim sana.
Islak sokakların, caddelerin, sensiz gecelerin…
Yaşamadığım günlerimin helalini aldım, geldim sana.
Var mı bilmem benim gibi böyle;
Yanan ciğerime bir dua oku, üfle.
Huzur bulursam gittiğim yerde,
Çağırırım elbet gelirsin sen de bana.