Merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum,
Çünkü artık kırılacak bir yanım kalmadı…
Ben senin en sessiz savaşındım,
Sense beni en gürültülü yalnızlığınla yendin.
Bir zamanlar adını içimde taşırken
Dünya daha az acımasızdı sanki…
Şimdi adını anınca bile
İçimde eskiyen bir mezar taşı sızlıyor.
Benim seninle olan savaşım bitti artık,
Kılıçlarımı susturdum gecelerin kıyısında.
Ne seni suçlayacak gücüm kaldı,
Ne de kendimi savunacak bahanem…
Gözlerin istediğine gülebilir şimdi,
Ben payıma düşen hüznü çoktan giyindim.
Bir başkasının omzunda dinlenebilir yorgunluğun,
Ben senin yokluğunda yaşamayı öğrendim.
Bilirsin…
Bazı insanlar gitmez aslında,
Sadece içindeki bütün ışıkları söndürür.
Sen de öyle yaptın işte;
Bir ömrün ortasında beni karanlık bıraktın.
Ama yine de kötü anmayacağım seni…
Çünkü insan en çok,
Bir zamanlar dua gibi sevdiğine kıyamıyor.
Ben seni affetmedim belki,
Ama içimdeki savaşı gömdüm.
Ve şimdi son kez söylüyorum;
Merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum…
Çünkü bazı vedalar,
Nefretle değil,
Yorgun bir sessizlikle biter.